176 seyirci kapasiteli Demir Demirgil Tiyatro Salonu
“Çingenenin Şarkısı, BÜO
“Bahar Noktası”, BÜO, 2006
“Ben de Bunları Anlatmazsam”, BÜO, 2007
“Kim Var Orada? Muhsin Bey’in Son Hamlet’i”, BGST Tiyatro, 2016
Genco Erkal
Genco Erkal, BGST Tiyatro’nun “Zabel” oyununun oyuncuları ile birlikte, 2018
“Müfettiş”, BÜO, 2006
“Müfettiş”, BÜO, 2006
“Aklayıcılar Kongresi”, BÜO, 1995
“Aklayıcılar Kongresi”, BÜO, 1995
Tijen Önöz Arşivi, Spor Salonu, 1980
Nazan Saner Arşivi, BÜO-BÜFK ortak yapımı “24:00” prova dönemi
Furkan Başkan Arşivi, Spor Kurulu
Tijen Önöz Arşivi, Dodge Hall, 2015
Özgür Çiçek Arşivi, BÜO “Deprem” oyunu kadrosu, 2000
Nazan Saner Arşivi, ÖFB önünde kulüplerin bilet satış masaları, 1998
Nazan Saner Arşivi, İstanbul Amatör Tiyatro Günleri, 2001
Belma Oğul Arşivi, BÜFK 50. Yıl Buluşması, 2018
Burcu Kılıç Arşivi, arkada Dodge Hall, 2011
Kardeş Türküler Arşivi, 1993
Kardeş Türküler Arşivi, 1991-92
Kardeş Türküler Arşivi, 1991-92
Mozaik Müzik Topluluğu Arşivi
Mozaik Müzik Topluluğu Arşivi
Mozaik Müzik Topluluğu Arşivi
Previous slide
Next slide
Tanıklıklar
“Üniversite hayatımın çoğu öğrenci kulüplerinde geçti. BÜO ile ortak yaptığımız çalışmalarda çok kez ÖFB’de saatler geçirdim, gündüzler, geceler boyu çalışmalar yaptık. 8 Mart dönemi BÜKAK’la beraber yaptığımız konserler, gösteriler öğrencilik yıllarımın en güzel anıları. Bunlara ev sahibi her zaman ÖFB’ydi. ÖFB öğrencilerindir, sanat kulüplerinindir. Değişmemeli.”
Ezgi Karadayı, Sosyoloji, 2020
“2004 yılında ilk defa ÖFB’de Demir Demirgil Tiyatro Salonu’nda sahneye çıktım. 22 yıldır tiyatro yapıyorsam bunun temelleri öğrencilik yıllarımda bu sahnedeki faaliyetlerim sayesinde atıldı. Bu sahne sadece beni değil benden önce ve sonra gelen pek çok insanı tiyatro ile tanıştırdı. Kimi Genco Erkal gibi hayatını bu mesleğe adadı, kimi mezuniyet sonrası tiyatro yapmasa da iyi bir tiyatro seyircisi olarak hayatına devam etti. Bu fotoğraf da bu salonda çekildi, bir oyunumuzu izlemeye gelen sevgili Genco Erkal ile farklı kuşaklardan tiyatrocular olarak buluşmuştuk. Farklı yaşlarda olsak da bizi birleştiren şey hepimizin tiyatroya bu sahnede başlamış olmasıydı. Genco Erkal hepimize ilham olarak bu dünyadan ayrıldı. Bizler de bir gün ayrılacağız. Ama bu sahnedeki tiyatro kültürü hep yaşamalı, bizden sonra gelecek Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerine ilham olmalı.”
Duygu Dalyanoğlu, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler, 2009
1974’de müzik kulübünü kuran Semih Fırıncıoğlu’nun adı Taşoda’dan silinmemeli. Geçmişe saygı bitirilmemeli.
Semra Sayder, Psikoloji Yüksek Lisans, 1982
“Tiyatro kulübünde olduğum için zamanımın çoğu ÖFB Demir Demirgil salonunda geçiyordu. BÜLGBTİ+ kuruluş aşamasında toplantılarımızı hep ÖFB’nin çeşitli yerlerinde aldık. 2011 Starbucks işgali sırasında rektörün öğrencilerin itirazını dinlediği toplantı da ÖFB spor salonunda yapılmıştı. Hayatımdaki ilk non-credit yoga kursuna ÖFB’de gittim. O yüzden Boğaziçi’ni benim için derslere girip çıktığım bir okuldan çok sanatıyla, siyasetiyle, sporuyla, arkadaşlıklarıyla dolu dolu yaşadığım bir Boğaziçi yapan mekanların başında ÖFB geliyor. Boğaziçili tüm öğrencilerin de o binadan faydalanmasını istiyorum.”
Oğuzhan Okumuş, Psikoloji / İktisat, 2016
“1974-1978 yıllarında ÖFB’de yer alan BÜ Sinema klubü başkanlığı yaptım. Daha önceki Hisar Kısa Film yarışmalarını tekrar canlandırdıktan sonra, BÜ öğrencileri için dünya sinema klasiklerinden film gösterileri düzenledik. Öte yandan kısa film ve çizgi film yapımları için gerekli teknik altyapı tabanını olusturduk; bir kısa film çektik. Sinema kültürünü gösteriler, seminerler ve pratik uygulamalar aracılığıyla BÜ öğrencilerine getirmeye calıştık. Bu bağlamda Türk sinemasının önemli yönetmenlerinden Nuri Bilge Ceylan ve Emin Alper’in de BÜ’den mezun olduklarını belirtmek gerekir.”
Aydın Çeçen, Elektrik Mühendisliği, 1978
“Lise yıllarımda ziyaret edip de Güney Kampüs’ün her bir noktasına hayran kalmış biri olarak 2004-2010 yılları arasındaki öğrencillik günlerimin büyük bir çoğunluğu güney meydanda geçti. En az girdiğim bölüm kadar kulüp faaliyetlerinin de beni heyecanlandırdığı okulumuzda öğrenciliğim boyunca çeşitli kulüp çalışmalarına katıldım. En büyük zamanı ise Tiyatro Kulübü’nde geçirdim. Sonrasında mesleğim olarak da benimseyeceğim oyunculuğu öğrendiğim yer olan Boğaziçi Üniversitesi Oyuncuları (BÜO)’nun bir parçası olarak zamanımın büyük çoğunluğu Demir Demirgil Tiyatro Salonu’nda ya da salonun hemen önündeki yeşil merdivenlerde geçti. Hatta bölüm arkadaşlarım bana ulaşamadıklarında doğrudan bu merdivenlere gelip beni bulurlardı. Bugün hala beraber sanat ürettiğim, farklı alanlarda işler yaptığım birçok arkadaşımı bu sanat, spor ve kültür merkezinde edindim. Benim gibi pek çok tiyatrocunun hayatında çok önemli bir yere sahip olan bu sahnenin bundan sonra sahne olarak devam etmeyecek olma ihtimali, başka tiyatrocular yetiştiremeyecek olma ihtimalini düşünemiyorum. Birçok müzisyen arkadaşımın ilk bestelerini kaydettiği Taş Oda stüdyosunun işlevini kaybetme ihtimalini düşünemiyorum. Boğaziçi Üniversitesi’nde Öğrenci Faaliyetleri Binasız Kalmasın!”
Nihal Albayrak, Ekonomi, 2010
“BÜO olarak oynadığımız Marat Sade oyununa Muhsin Ertuğrul Bey gelmiş ve oyundan sonra bize “sizi görünce tiyatronun asla ölmeyeceğini gördüm” demişti, herkes ağlamıştı.”
Tunçel Gülsoy, Makina Mühendisliği / MBA, 1973 / 1975
“Okulda hem kız basketbol takımında yer aldığım hem de BÜO üyesi olduğum ve tiyatro yaptığım için ÖFB’ de çok fazla zaman geçirdim. Binanın kendisi benim için Boğaziçili olmanın sembolü haline geldi. Böyle değerli bir mekanın olduğu gibi korunması gerektiğine inanıyorum.”
Aygen Tezcan, İşletme, 1987
“1973-75 yıllarında Cuma geceleri, özellikle yatılı öğrenciler için, Kırmızı Salon’da Disko partileri düzenler, DJ’lik yapardım. Beni plaklarıyla ve organizasyon becerileriyle destekleyen arkadaşlarımın yanısıra, müzik setimi temin eden, kurulmasına yardım eden Elektronik Bölümü üstadlarının da yardımlarıyla….”
İbrahim Orhon, İdari Bilimler, 1976
“Ben orada sözümü sanatla söylemeyi öğrendim, sanatın ne olduğunu öğrendim.”
Hilmi Atıl Ünal, Elektrik Elektronik Mühendisliği, 2006
“BÜ Müzik Klübü’nde çok sesli koronun kurulmasında, verilen sayısız konserlerde, BÜ öğrenci faaliyetleri olarak ilk defa katıldığımız Viyana ve Barselona festivallerinde görev almış olmak benim için büyük gurur kaynağı. Ayni dönemde Boğaziçi Oyuncuları’nda dramaturji, oyun müziği, dekor ve aksesuar tasarımı, üretimi konularında ve tabi ki oyuncu olarak her türlü çalışmada bulundum. Oyunlarımızı üniversite tiyatromuzun yanısıra ODTÜ festivallerinde de sergilerdik. O günleri hayatımın en kollektif, en üretken dönemi olarak hatırlarım… Kurulan köklü arkadaşlıklar ilerki yıllarda hayatımıza yön verdi. Öyle ki, mezuniyetten iki sene sonra 80’li yılların karanlık havasına biraz “hayat” katma amacıyla “Mozaik”i kurduk, konserler verdik… Gençliklerini 80’ler ve 90’lar başında yaşayanlar “Mozaik Müzik Topluluğu” ismini belki hatırlar…”
M. Saruhan Erim, Dilbilim, 1981
“Bir sene 8 Mart’ta Zabel oyununu ilk kez Demir Demirgil Tiyatro Salonu’nda sergileyecektik. Oyun o kadar ilgi görmüştü ki ÖFB’den Hamlin Hall’e karar uzanan bir seyirci kuyruğu olmuştu. Oyun saati geldiğinde tiyatro salonunun tüm koltukları ve merdivenleri dolmuştu hatta sahne önünde bile seyirci vardı. Boğaziçi üniversitesi güney kampüs kedileriyle ünlüdür. Oyun öncesi salondaki tüm kediler çıkarılmış olsa da o kalabalıkla salonun daimi kedisi namıdiğer “osuruklu” içeri girmiş ve hatta oyun sırasında sahneye çıkmıştı. Oyunculardan biri kediyi oyuna dahil edip sahneye devam etmişti:) Salonun daimi kedisi osuruklunun tek anısı bu değil. Demir Demirgil Salonu renove edileceği zaman Özger Arnas Salonu’nda mimarlarla toplantı yapmak için buluşmuştuk. Dönemin rektörü Gülay hoca da toplantıya katılacaktı. Özger Arnas’a beyaz masa örtülü toplantı düzeni yapılmıştı. Bizler henüz içeri girmemiş salonun önünde sohbet ederken osuruklu bize bakıp sakince salona girmişti sonra da yine bize bakmaya devam edip beyaz masa örtüsüne tuvaletini yapıp çıkıp gitmişti. Kendisini en son salon inşaat halindeyken döküntüler üzerinde üzgün bir şekilde yatarken gördüm. Salonu yenilendikten sonra bir daha gelmedi. Sanırım yuvasını değiştirmemiz hoşuna gitmedi. Adının osuruklu olmasının nedeni de eğitim çalışmaları döneminde yine bir yolunu bulup salona girmesi ve her girdiğinde birinin yanına gizlice gidip koku bırakıp gitmesidir. . . . Demir Demirgil Tiyatro Salonu renovasyonu sırasında salona sonradan yapılan asma tavan yıkılınca ortaya çıkan ahşap tavana yazılmış kocaman bir “Mehmet Baler 1949” yazısı vardı. Onunla ilgili kendi aramızda şakalar yapmıştık. Renovasyon tamamlanıp salonun yeniden açılışı töreni yapıldığında Mehmet Baler gerçekten gelmişti. Yaşı oldukça ileri olmasına rağmen çatıda adının yazdığı fotoğrafı bastırıp çerçeveletmiş ve hayran kalınası bir enerjiyle açılışa gelip herkesi selamlamıştı.”
Miray Bal, Kimya Öğretmenliği, 2020
“Ben eski BÜO başkanı idim. Marat-Sade yılının. Sevgiyle kucaklıyorum.”
Sinan Cebenoyan, İktisat, 1976
“Sport Fest zamanlarında voleybol maçları olurdu orada. Pertevniyal Lisesi’nden arkadaşlarım gelmişti bize maça. Galatasaray Üniversitesi’nin takımı bünyesinde. Anılarımız var okulun her köşesinde. ÖFB Boğaziçi’nin değişmez bir parçasıdır.”
Gökhan Türker, Moleküler Biyoloji ve Genetik, 2002
“ÖFB’de yer alan Demir Demirgil tiyatro salonunda hayatımın en güzel oyunlarını seyrettim. Shakespeare’den Moliere’e, Beckett’e, Lorca’ya kadar birçok ünlü tiyatro ustasının oyunlarını seyretme zevkini tattım. Bunun yanında çoğu arkadaşım olan 1980’lerin sonundan 2000’lere kadar tiyatrocuların kendi yazdıklarını oyunları, deneysel bir anlayışla sahneye konan dans tiyatrolarını izledim. Onların provalarına ve tartışmalarına tanıklık ettim. Bu sayede tiyatrocu olmasam da oyunculuk ve tiyatro alanında bazı temel bilgileri edinme şansım oldu. ÖFB içinde yer alan Demir Demirgil salonu öngörülen tadilattan sonra mutlaka korunmalıdır. Orası bir ekoldür. Geleneği ve çok sayıda ürünü, sanatçısı, emektarı olan bir ekol.”
Lütfi Taylan Tosun, Felsefe, 1991
“Orta Kantin, Hrant Dink ile tanıştığım yerdi. 30-40 kişilik bir öğrenci grubuna katledilmeden 4-5 ay evvel meramını anlatmaya gelmişti.”
Elvan Salman, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler, 2009
“Üniversite hayatımızın yarısından çoğu basketbol sahasında, kapısının önünde, kısmen de diğer bölümlerinde geçti. Güzel okulumuzun en renkli binası, neredeyse herkesin keyifle gittiği. Çok üzgünüm.”
Zeynep Kalkavan Uysal, Psikoloji, 1983
“ÖFB’de BUİM olarak HUM derslerinin devamı için ‘Humanities By Night’ programlarını yaptık. Şahane konuklarımız oldu Tiyatro gösterileri gittik Folklör oynadım o sahnede… Okulun mekanlarıyla oynamaktan vazgeçin.”
Gülfem Serra Ulusoy, Makina Mühendisliği, 1998
“ÖFB’de aldığım farklı dallardaki spor dersleri hem üniversite hayatımda başarımı olumlu etkiledi, hem de hayatım boyunca spor alışkanlığı kazanmamı sağladı.”
Neyran Akyıldız, Ekonomi, 1999
“ÖFB benim evim gibiydi. Okul yaşamım boyunca köklü dostluklarımın temelleri orada oyunlar üretirken atıldı. Duvarlarında yer alan önemli tiyatrocuların fotoğrafları gelenekten geleceğe ulaşan bir yolculukta Boğaziçili olma gururunu yaşamama neden oldu. ÖFB sadece üniversite içindeki bir bina değil benim için Boğaziçili olmanın en anlamlı sembollerinden birisidir. Aynı zamanda benim kişisel tarihimin en önemli mekanlarında arası yer alacaktır.”
Fırat Güllü, Tarih, 1996
“Her yıl Folklor Kulübünün, ki memleketin ilk folklor kulüplerindendi, gösterileri tiyatro sahnesinde gerçekleşir, 3-4 gün sürer ve tüm kampus, mezunlar, dışardan gelenler tarafından izlenirdi ve gecenin sonunda biz kendi aramızda keyfine devam ederdik danslara… Tabii bir de maçlarda soyunma odası bir alem olurdu hele yağmurlu bir havada futbol oynandığında… Kazım’ın yeri de tabii tüm öğrencilerin buluşma yeri idi, ders aralarında, boş zamanlarda, oradan mutlaka geçilirdi. Sımsıcak bir alandı Kazım.”
Ahmet Aykaç, İş İdaresi İktisat, 1968
“Okula ilk geldiğim kayıt gününde ilk girdiğim bina belki de İstanbul’un en eski kapalı spor salonlarından biri olmuştu. Boğazı ilk kez bu pencereden görmek bana çok kıymetli bir hoşgeldin’di. Tiyatro kulübünde olduğum yıllarda Demir Demirgil Salonunda aynı sahnede değerli bir sürü tiyatrocunun yetişmiş olduğu bilinciyle tiyatro sevgim ve sorumluluk hissim katlanır, ne kadar şanslı olduğumu düşünürdüm. Ekonomi konferansları için üniversitemizi ziyaret eden alanlarında isim yapmış akademisyenleri de o salonda dinledim. Tarihi binalarının, salonlarının ve kulüp odalarının değerli üniversite kültürümüzün özgünlüğüne hizmet ettiğinin unutulmaması ve öğrenci faaliyetlerine yine aynı binada devam edilmesi gerektiğine inanıyorum.”
Gamze Can, Ekonomi, 2010
“Kardeş Türküler projesinin ilk konserini orada vermiştik.”
Vedat Yıldırım, İşletme, 1998
“Burada tiyatro kulübünün oyunlarından müzik dinletilerinden edebiyat söyleşilerine katıldığım etkinliğin sayısını hatırlamam zor. Seçmeli spor dersleri için de çokça kullanıldığından mesela yoga ile de ilk ÖFB’de tanıştığımı hatırlıyorum. ÖFB’nin içi kadar dışı da bizimdi. ÖFB önü çimenlerde Salgado belgeseli izlediğim bir akşam geldi aklıma şimdi. Çayımıza koyduğumuz şekerin sömürü dolu hikayesi… Boğaziçi bir çoğumuz için kendimiz gibi olmayanlara dair önyargılarımızın yıkıldığı kendimize ve dünyaya dair bir çok konuda gözümüzün açıldığı yerdir. Bunların bir kısmını hocalarımıza borçlu olsak da büyük çoğunluğunu kulüp odalarında yollarımızın kesiştiği arkadaşlarımıza yani birbirimize borçluyuz.”
Zeynep Kaşlı, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler, 2004
“Tam 5 yıl boyunca Folklor Klubünde çeşitli bölgelerin halk oyunlarını büyük bir keyifle oynadım. Her Cumartesi Spor salonunda saatlerce çalıştım… Sene sonunda da Tiyatro Salonunda 3 gün gösterilerimiz olurdu… Harika yıllarım geçti… ÖFB ve öğrenci faaliyetleri yok olmasın…”
Yalçın Eker, İB, 1976
“Senelerini Dodge Hall Spor salonunda geçirmiş biriyim. Sportsfest’in ev sahipliğinde dünyadan sporcular ağırlamış bu binayı, evimizi, yuvamızı, anılarımızı koruyalım.”
Ruken İnsel, Fen Bilgisi Öğretmenliği, 2022
“Demir merdivenlere kuşlar gibi tüneyip önemli konuları konuştuğumuzu, buluşma yeri yaptığımızı, tiyatro kulübünün katıldığım bazı provalarını hatırlıyorum. Çok bizlere ait ve kendimizi önemli, bohem, düşünür hissettiğimiz bir bina ve çevre idi. Orta kantinde de hep arkadaşlarımla birbirimizi bulurduk, tost yerdik, ders çalışırdık. Hepsi aidiyet hissettiğimiz, sıcak, kamusal olmakla birlikte ev gibi rahat ettiğimiz yerlerdi.”
Gül Pulhan, Tarih, 1986
“Kültür sanata ilgi duyan birçok kişinin gelip geçtiği, sahnesine çıktığı, izlediği beraber bir arda bulunduğu buluşma noktası. Birçok deneyimi ve tecrübeyi öğrendiğim ikinci bir ev gibi benim için. Yüzlerce öğrenciye ev sahipliği yapan, ağırlayan, mezun eden ve birçok anıyı barındıran bir alandır ÖFB. Uzun provalarımıza ev sahipliği de yaptı, büyük spor müsabakalarına da şahit oldu. Bu şahitliğe devam etmesi inşaatın tozu dumanı altında anılarımızla beraber kalmaması gerektiğini düşünüyorum. Biz okuldan belki mezun oluyoruz ama oraya veda etmemiz pek mümkün değil. Geri dönmeyi ve gitmemeyi umut ediyorum. Umarım yeniden yeşil merdivende ve kırmızı tente altında oturmaya devam edeceğiz.”
Ayça Zeynep Aslan, Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık, 2025
“ÖFB, kültür sanat alanında özellikle de tiyatro alanında önemli bir geleneğin ve kültürün temsil edildiği bir sahnedir. Bu alanda yüzlerce tiyatrocunun yetişmesine vesile olmuştur. Bizler de bu kültüre tanıklık etmiş mezunlarız. Yine bu alanda çalışmalar yapılması için kullanılması gerekmektedir.”
Nevzat Çelebi, Türk Dili ve Edebiyatı, 2001
“Cumartesi günleri spor salonunda folklor çalışmalarına katıldım, Kırmızı Salon’da Ruhi Su’dan saz dersi aldım.”
Belgin Vardar, Endüstri Mühendisliği, 1981
“Jan Dark’ın Çilesi”, “Marat Sade”, “Arturo Ui’nin Engellenebilir Yükselişi” gibi muhteşem oyunları izlemiş, Demirgil Hoca’nın stand-up gösterisi kıvamında verdiği ekonomi derslerine girmiş, Deniz Gökçe Hoca ile basketbol oynamış olmak.
Mustafa Doğan Gürel, Ekonomi, 1981
“Anekdot değil ama hissettiğimi ve düşüncemi paylaşmak istiyorum; ÖFB üniversite yıllarımızın tam merkezinde olan bir yerdi. Sergiler, etkinlikler ile anılarımızda yer alan ve kesinlikle öğrencilerden alınmaması gereken bir yer. Boğaziçi anılarımızı yaşatmaya devam etmeli. Bunu ancak Boğaziçi’ni yaşamış bir Boğaziçili anlayabilir.”
P. Yeşim Yalınkılıç, Psikoloji, 1989
“ÖFB öğrencilik yıllarımda taş duvarlardan ibaret bir yapı değil, aksine kolektif üretimi ilk kez deneyimlediğim bir yaşam alanıydı benim için. 1997-2003 yılları arasında aktif olarak tiyatro yaptığım yerdi. Hem toplu eğitim çalışmalarımızı hem de oyun hazırlıklarımızı yıllarca Demir Demirgil tiyatro salonunda gerçekleştirdik. Yetmezdi, ikili-üçlü çalışmalarımız için binanın her bir köşesini (üst fuaye, alt fuaye, ışık odası, merdiven altı, …) kullanırdık. Çalışma aralarında orta kantinden aldığımıza çayın keyfini süreredik ÖFB’nin her iki merdiveninde . Çay deyip geçmeyin, önemli bir paylaşım anıdır. Boğaziçi Üniversitesi Oyuncuları olarak 1999-2000 akademik yılında iki oyun birden çıkarmaya karar vermiştik. 99 yılında yaşanan depreminin ardından süreci analiz eden, belki de Türkiye’de ilk kez depremi konu edinen bir tiyatro oyunu yapacaktık. Demir Demirgil tiyatro salonunun yoğun takvimi nedeniyle biz bu oyunu Özger Arnas salonunda çıkarmayı başardık. Oyunun duyurusunu yapmak için ÖFB’nin dış cephesine astığımız kocaman afiş ya da ÖFB’nin önünde açtığımız bilet masaları gurur anlarımızdı. Tüm bu hazırlıkların arkasından Boğaziçi Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Ege Üniversitesi dahil olmak üzere Türkiye’nin pek çok yerinde 20-30 kez bu oyunu sergiledik ve yüzlerce seyirciye ulaştık. ÖFB, Boğaziçili öğrenciler, çalışanlar ve mezunların yanı sıra daha geniş topluluklar için de önemli bir yerde durur. Yıllarca İstanbul Amatör Tiyatro Günlerine ev sahipliği yapmıştır ve çeşitli amatör tiyatro gruplarının seyirci ile buluşmasına imkan sunmuştur. ÖFB sadece tiyatro ile tanıştığım bir yer değil, aynı zamanda kadın araştırmalarına ilgi duymaya başladığım, feminizm ile tanıştığım bir mekandı. 8 Mart bir gün değil, bir hafta kutlanırdı ÖFB’de. Kadın yazarların kitapları ve kadın temalı kitaplar sergilenir, kadın edebiyatçılarla söyleşiler gerçekleşirdi Özger Arnas salonunda. Demir Demirgil tiyatro salonunda ise kadın temalı paneller ve konserler yapılır ve tiyatro oyunları sergilenirdi. Kısacası, ÖFB durağan bir yapı değil; nefes alan, yaşayan bir organizmadır. Bu kadar çok üretimin, paylaşımın ve etkileşimin gerçekleştiği bir yapıyı ‘kullanım alanının dışına çıkarmamalı’, onun bu değerine sahip çıkmalı ve yaşatmaya devam etmeliyiz.”
Nazan Saner, Moleküler Biyoloji ve Genetik, 2003
“ÖFB’deki tarihi Spor Salonu, Tiyatro Salonu, Orta Kantin, Boğaziçi’ni Boğaziçi yapan yerlerdir, üniversitenin kültürünün, tarihinin bunca hoyratça yıpratılması kabul edilemez. Bu yanlıştan muhakkak dönülmelidir.”
Nevra Sezer Tüfekçi, POLS, 1999
“Sports Committee toplaşmaları, diploma takdim töreni, voleybol maçları, step antrenmanları, case study’ler, münazara günleri, HUM by the Night ve daha nice anımız… ÖFB Boğaziçi kültürel mirasının bir parçasıdır ve gidişatının dikkatle takibi önemlidir.”
Ayşegül Gündüz, Batı Dilleri ve Edebiyatları, 2018
“Orada aldım diplomamı 🙏”
Özlem Yazıcıoğlu, Guidance and Counseling, 1988
“Tiyatro kulübündeyken belki de en cok vakit geçirdiğim ve beni en çok zenginleştiren yer ÖFB idi. Sahne arkasında başlayan dostluklarım bugün hala devam ediyor. Her oyun öncesi birbirimize sarılıp iyi oyunlar dediğim dakikalar hala aklımda. Ve bu sahne tiyatro kulübünün dışında, tiyatronun ve sanatın başka insanlarla paylaşıldığı, Ayvalıklı çocukların Shakespeare oynamasına imkan veren bir yer oldu. Kulüp çıkışı kapının etrafında fotoğrafları asılı duran, Türkiye’nin en önemli sanatçılarını orada görüp o kapıdan çıkmak bana hep mutluluk verirdi.”
Narod Dabanyan, Felsefe, 2022
“Boğaziçi Üniversitesi Folklor Kulübü koroları çalışmalarını 1980’lerde, adı şimdi Demir Demirgil olan salonda, sahnede yer alan piyano eşliğinde yapar ve sezon açılış konserlerini bu sahnede verirdi. 1990’ların başında Kardeş Türküler’i kuran amatör müzisyen kuşağın içinde yer aldım. Kardeş Türküler 1993, ilk konser bu sahnede, BÜO’lu öğrencilerin de katkılarıyla hazırlanmış ve sunulmuştur. KT ÖFB’de doğmuştur.”
Ali Kerem Saysel, Endüstri Mühendisliği, 1990
Endüstri Mühendisliği, 1990
Sayısız SK toplantısı, Sports Fest hazırlıkları Step takımı antrenmanları ve gösteri hazırlıkları Multipurpose room da pandemi döneminde yaptığımız kürek antrenmanları, yine aynı dönem Dodge Hall’de ergometre antrenmanlarımızı Güney Kampüsü birçoğumuz gibi Güney Kampüs yapan unutulmaz elementlerden sadece birkaçıdır ve yaşatılmalıdır.
Furkan Başkan, Uluslararası Ticaret, 2025
“Tiyatro çalışmalarımız, ilk akla gelen Demir Demirgil ve diğer değerlilerimizin anısı”
İpek Akyıldız, Psikolojik Danışmanlık, 1991
Salona ilk kez 2015 yılında, bir lise öğrencisiyken Büo’nun oyununu izlemek için gitmiştim. O dönemler salon henüz yenilenmemişti. Salonun bana çok eski geldiğini ama büyülendiğimi hatırlıyorum. 2015’ten bu yana Büo’nun hiçbir oyununu kaçırmadım. Bu salonda tiyatro yapmak için Boğaziçi Üniversitesi’ni kazanmayı aklıma koydum, anılarından bahseden çoğu kişinin yaptığı gibi. 2017’den sonra öğrencilik yıllarımda oyunlarda bulundum. Yolu BÜO’dan geçen herkesin dediği gibi dersliklerden, kaldığım yurttan çok daha fazla vakti bu salonda geçirdim. Salonda vakit geçiren herkes bilir. Yılların emekçisi, bina amiri Cemal abimiz her gün en az beş kişiye “Klimaları kapatmayı unutmayın gençler!” diye seslenir. Arada hınzır hınzır provayı izler, gülümser. Gecelere kadar süren çalışmalarda salondaki her şeyi on kez kontrol eden biri mutlaka bulunur. Ders aralarında yapılan ek çalışmalar, oyun vakti yaklaştıkça bitmek bilmezmiş gibi gelen kostüm, dekor, ışık işleri… Bazen hayatın bu salon ve çevresinden ibaret olur. Nisan ayında insanlar binbir emekle çıkardığın oyunu izleyince ise tüm yorgunluğun uçar gider. Bir de tam o aylarda yeşil merdivenlerin ordaki ağaç çiçeklenir. ÖFB’nin yok olma ihtimalini duyduğumdan beri düşünüyorum. Tiyatroya ilk kez burda adımını atan Haldun Dormen, Genco Erkal, Nevra Serezli ve nicesi bu eğitimi nerede alırdı? Burada sahneye çıkmış, tiyatroculuğu meslek haline getiren getirmeyen ancak en az bir kez sahne tozu yutan, unutamayacağı anılar yaşayanların kaçı başka bir yerde bu fırsatı bulabilirdi? Duvarda bu sahneden geçenlere bakıyorum. Bina sanki yüz yıldan fazla süredir burda iyisiyle kötüsüyle biriken anıları fısıldıyor. Daha fazla anı biriktirmek istiyor, henüz gözü doymamış belli. Ve şunu hatırlatıyor: “Doğduğu gün de, bugün de tiyatronun asıl amacı nedir? Dünyaya bir ayna tutmak, iyiliklerin iyiliklerini, kötülüklerin kötülüklerini göstermek, çağımızın ne olup ne olmadığını ortaya koymak.” Bundan vazgeçecek misiniz diye soruyor sanki. İşte o zaman yelkenleri suya indirmekten vazgeçiyorum. İyiye kötüye, doğruya yanlışa ayna tutanların anılarını yaşatma, bu gözü doymaz binaya yeni anılar getirme heyecanıyla salondan çıkıyorum, tabi ki klimaları kapatmayı unutmadan.
Cansel Kademli, Psikoloji, 2022
“Okula geldiğim ilk senem tiyatro kulübü faaliyetleri dolayısıyla bu binada, demir demirgil tiyatro salonunda geçti. Salonun merdivenlerinde oturup güney meydanı izlemek beni dünyada en huzurlu hissettiren anlardan biriydi. Binada benden önce ve benden sonra zaman geçirmiş binlerce kişinin de bu hissettiğim huzur ve aidiyet duygusunu paylaştığını biliyorum. onlarca yıldır öğrencilerin yaşam ve faaliyet alanı olmuş okulun en güzel yapılarından ÖFB’yi öğrencilerden arındırmak mekanın hafızasına ve geleceğine büyük bir ihanettir. Binamız öğrencilerin yaşam ve faaliyet alanı olmaya devam etmelidir.”
Ayşegül Öz, Batı Dilleri ve Edebiyatları, 2020
“Spor salonunda seçmeli PE dersine girerdim. Ve tabi orta kantin yurtta kalanlarımız için hayatımızın önemli bir parçasıydı. Anfide Demir Demirgil hocamızın muhteşem ders anlatımı da en güzel anılarımdan biridir.”
Banu Engiz, Psikoloji, 1989
“İlk yoga dersime girdiğim, diplomamı aldığım, çeşitli sanatsal kültürel entelektüel etkinlik ve atölyelere katıldığım, Ayvalık Okulu’nda emek vererek yararlı bir birey olarak büyümesine destek olduğumuz pekçok çocuğu ilk kez sahnede izlediğim ÖFB’nin zarar görmesini ve bu kültürel mirasın ne olduğunu bilmediğimiz bir sebepten yok edilmesini kabul etmek istemiyorum. Güney Kampüs Boğaziçililerindir.”
Beyza Kılar, Kimya, 2022
“Folklor kulübü üyesi idim. Yılın gösterisi yaklaştıkça, orada sabahlara kadar prova yaptığımızı hatırlarım. Benim için ÖFB sanatsal üretim emeğinin mekanıdır.”
Betül Zenginobuz, Matematik, 2004
“Asıl eğitimimi orada aldım.”
Taner Koçak, Ekonomi, 1992
“Üniversite hayatımın tamamı neredeyse bu salonda geçti…”
Eser Dilsöz, Matematik Öğretmenliği, 2008
“Yığınla. Hangi birini anlatayım bilemedim.”
Emel Kurma, Siyasi Bilimler, 1988
“Harika tiyatro oyunları sergilendi o binada. Haldun Dormen’den Selışık’a nice tiyatrocular oradan yetişti.”
Ayşe Neş’e Bilgin, Kimya, 1979
“ÖFB’nin merdivenlerinde BUO’nun bir oyununu izlemek icin beklerken o zamanki rektörümüz Üstün Ergüder yanımıza gelmişti. O da oyunu izlemeye gelmişti BUO’nun davetiyle. Oyunu beklerken o zaman karar vermeye calıştığı bir konu hakkında bizim ne düşündüğümüzü sormuş, fikirlerimizi dinlemişti. Rektörün öğrencilerden ve öğrenci faaliyetlerinden korkmadığı, aksine rektörün öğrencilerle sohbet edebildiği ve faaliyetlerini izlediği Bogaziçi’ni tekrar görmek dileğiyle!”
Ozan Say, Isletme (BA) & Tarih (MA), 2003 & 2006
“Sinema kulübü sinema ile ilgili herşeyi öğrendiğim yerdi.”
Rana Beri, Çeviribilim, 1989
“Mezuniyet diplomamı meşhur tiyatro salonunda almıştım. Basket oynadığım yer.”
R. Anıl Muslu Kanan, Sosyoloji, 1997
“Güney Kapı’dan kan ter içinde tırmanıp Rektörlük binasının yanındaki merdivenlerden çıkınca Orta Saha’yı ilk gördüğüm güneşli eylül gününü hiç unutamam. Elimde kayıt evrakıyla Kayıt İşleri’ne uğramam gerekirken ÖFB’nin önünde açılmış masadan yükselen “Aşk Beni” ezgisi beni büyülemiş gibi kendisine doğru çekmişti. Kardeş Türküler’in ilk albümü yeni çıkmış; çokdilli-çokkültürlü Anadolu’nun hiç duymadığım ezgilerine okula gelmeden birkaç ay önce radyolardan aşina olmuştum zaten. Nasıl yani, şimdi bu müziklerin üretildiği müzik ortamına dâhil olma şansım mı vardı! Hiç sağa sola sapmadan masaya doğru ilerleyip Folklor Kulübü’ne üye oldum, yani ben okuldan önce kulübe kaydoldum. İlk gösterimiz “Düş Yollarında”ya ÖFB’de hazırlandık ve gösteriyi orada sergiledik. Günler geceler boyu süren çalışmalar, provalar ve dekor-kostüm işleri için bize mekân, aslında ev oldu burası. Çelik merdiveninden kulisine, soyunma odasından sahnesine, ışık odasından sahnesine kadar bir salondan öte, yaşayan bir organizmaydı ÖFB. Ama bu ruhu ona veren öğrencilerdir, öğrencilere sanatın birçok dalıyla profesyonelleşme şansını da barındıracak kadar haşır neşir olma fırsatı veren ÖFB kültür, sanat ve spor merkezi olarak kalmalıdır.”
Songül Tuncalı, Türk Dili ve Edebiyatı, 2003
“Kız arkadaşım orada antreman yapardı. Dikkatini çekmek için aynı yerde ve saatlerde faaliyet gösteren Güreş klübüne girmiştim. Defalarca yediğim el ense ve kündelerle Mindere yapıştırılınca çıkan ses dikkatini çekmişti. 46 yıldır evliyiz!”
Cüneyt Alp, Makine Mühendisliği, 1978
“1989 yılında Royal Shakespeare Company gelmiş nefis bir Shakespeare oyunu sergilemişlerdi. Oyundan önce provayı da izlememize izin vermişlerdi. Unutulmaz bir anı olmuştu biz edebiyat öğrencileri için.”
Nilgün Fırat, İngiliz Dili ve Edebiyatı, 2003
“Biz okulumuzda derslerden mezun olduğumuz kadar biraz da okuldaki kurduğumuz ilişkilerden, kulüplerden, faaliyetlerden mezun olduk, her bir anımız çok değerli. Unutulmaz.”
Aysen Keskin, İşletme, 1980
“ÖFB’de Engin Cezzar’ı BGST’nin Fırtına’sında izlemek mümkün olmuştu. Ve tabii daha nice BÜO ve BÜFK gösterileri. Öğrencilerin bu nitelikte gösteriler yapabiliyor olmasının mekânı ÖFB.”
Ayten Sönmez, Batı Dilleri ve Edebiyatları, 2000
“Folklor Kulübü çalışmalarımızı ve dönem sonu gösterilerimizi ÖFB’de yapardık. Binanın tüm bölümleriyle aslına uygun şekilde restore edilerek en kısa zamanda öğrencilerin faaliyetleri için kullanıma açılmasını diliyorum.”
Banu Yumrukçağlar, İşletme, 1996
“Efsanevi Marat-Sade’ı Şehir Tiyatrosu’nda oynama şansını hep çok değerli buldum- sadece rol gereği gerçekten ağlayan bir küçük oyuncuydum ve de bizi sahnede Muhsin Ertuğrul ziyaret etti! Ayaklarının dibine oturdum ve bu anı hiç unutmayacağım dedim.”
Saide Kuzeyli, Siyaset Bilimi, 1976
“ÖFB’nin vazgeçilmezlerinden biri Demir Demirgil Seminerleri’dir. O salonda Demir Hoca’dan ders alma şansına sahip olmak isterdim. Çok erken vefat etti. Anısına her senenin Ekonomi 1.lerine ödülü verildi ve seminerleri o salonda hep yapıldı. Ambiansı harikadır. Hem konuşmacılar hem dinleyenler için.”
Begüm Özkaynak, Ekonomi, 1999
“ÖFB’de bütün bölümlerin aldığı Humanities 105 ve 106 dersleri verilirdi. Ayrıca birçok sınav, birçok seminer, konuşmaya katılmıştım. Ama benim için en önemlisi 1983-1989 yılları arasında BÜFK toplantılarını, çalışmalarını ve gösterilerini yaptığımız mekandı. Seyirciler binanın içinden, biz oyuncular ise dışarıdan demir merdivenlerden girerdik salona, kendimizi pek ayrıcalıklı hissederdik. Aşağıda gönderdiğim fotoğraf ise 2018 yılında BÜFK’ün kuruluşunun 50. yılında veteranlardan oluşan bir grubun gösterisi… O sahnenin tozunu, kokusunu, ruhunu ve dostlukları tekrar yaşamıştık.”
Belma Oğul, Sosyoloji, 1989
“Genellikle tüm derslerim kuzey kampüsündeydi ama yoga dersine giderken güney yokuşu inmek ÖFB önündeki banka oturup etrafı seyretmek, üstüne bir de yoga yapıp vücudumu dinlemek çok iyi hissettirirdi.”
Beyza Uysal, Okul Öncesi Öğretmenliği, 2024
“Folklor oynadığımız, voleybol antenmanları yaptığımız ve tiyatro seyretiğimiz, öğrencileri kaynaştıran ve eğiten bir ortamdı. Ruhi Su’yu ilk bu ortamda dinlemiştim.”
Yaprak Uras, İdari Bilimler, 1976
“Okulda işletmeden çok bu binadaki imkanlar sayesinde tiyatro sanatını keşfettiğim için hayatımı bambaşka bir boyuta taşımıştım. Yeni nesilleri bu olanaklardan mahrum bırakmayın.”
Mehmet Özer, İşletme, 1987
“Orada şarkı söyledim ve bir çocukluk hayalimi daha okulum sayesinde gerçekleştirmiş oldum :)”
Bilinç Sezgin, İşletme, 2012
“Her hafta sonu spor salonunda halk oyunları çalışması yapar, Anadolu’nun farklı yörelerinin oyunlarını, (zeybek, bar, horon, halay) öğrenir, öğretirdik. Binanın arka tarafındaki kulüp odasında Prof. Hoffman’ın yönetiminde çok sesli müzik çalışması yaparken, alt kattaki Kazım’ın kafesinde yorgunluk atar, sohbet eder, dostlukları pekiştirirdik. O binanın her BÜ öğrencisinin belleğinde derin izleri vardır.”
Davut Ökütçü, Kimya Mühendisliği, 1969
“Orada olmak, sadece dersler arasında vakit geçirmek değil; bir topluluğun parçası olmak demekti. Her köşesinde bir hikâye, her etkinliğinde bir iz vardı. Öğrencilerin kendi alanını sahiplendiği, birlikte ürettiği ve birlikte var olduğu nadir yerlerden biriydi. Bugün kapatılmak istenen şey aslında bir bina değil; bir hafıza, bir kültür, bir dayanışma alanı. Benim hafızamda ÖFB; özgürlük, paylaşım ve birlikte olmanın simgesidir her zaman.”
Ceyhan Karaduman, Türk Dili ve Edebiyatı, 1998
“Beckett’i, Trolyus ve Kressida’yi öğrendiğim tiyatro salonu. Demir Demirgil’in eşsiz dersleri. Bu bina ve içindeki her taş çok kıymetli. İki buçuk katlı binada deprem riski nedir acaba? Rektör beyden bilgi rica ediyorum.”
Oya Ertay, Rehberlik Psikolojik Danışmanlık, 1989
“Rahmetli şair Can Yücel’i ilk ve son kez Demir Demirgil Salonunda dinlemiştim.”
Nuri Ersoy, Makine Mühendisliği, 1990
“Tiyatro Salonu, Robert Kolej Oyuncuları ve sonrasında BÜ Oyuncuları’nın sahneye koyduğu oyunlarla sadece okula değil Türk Tiyatrosuna önemli katkılarda bulunmuş, kültürel tarihimiz için önemli bir mekandır. Yaşatılması gerekir.”
İsmail Yalçınkaya RC-BU Kimya Müh (lisans) 1971, İş İdaresi (yüksek lisans), 1973
“Hocaların hocası, rahmetli Demir Demirgil ile ECON101 dersimin ve Pazar basket oyunlarımızın güzel mekanı. Dokunmayın!!!”
Mehmet Gürün, Siyasal Bilimler, 1989
“ÖFB’yi ilk bir yılımda tiyatro kulübündeki etkinliklerle; sonra her yıl kırmızı salonda düzenlediğimiz satranç turnuvaları ile, Aikido idmanlarımla ve elbette izlediğim onca güzel tiyatro/gösteri ile hatırlayacağım.”
Heysem Kaya, Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi; Bilgisayar Mühendisliği, 2006; 2015
“ÖFB benim çocukluk hayalimi gerçekleştirdiğim, Demir Demirgil Salonu ilk kez sahneye çıktığım yer. Daha Türkiye’de yoga furyası başlamamışken Boğaziçi öğrencilerinin yoga pratiğini, mindfulness ve meditasyonu öğrendiği yerdir ÖFB. Bugün Boğaziçi mezunları vizyoner kimlikleriyle biliniyorsa, buna vesile olan en önemli kaynaklardan birisi olan bu bina, yaşamalı ve hizmet vermeye devam etmelidir. Aşağıdaki fotoğrafta Mutluluk Hakkı başlıklı sunumda yer alan dans pozu bahsettiğim ilk sahne deneyimimden. Hayatımı tanımlayan anlardan birisidir.”
Ceren Yalın, Batı Dilleri ve Edebiyatları, 2004
“Arman Manukyan’ın muhasebe dersine tiyatro salonunda girerdik. Arman hoca ‘sahneye’ arkasından çantalarını taşıyan asistanlarıyla çıkardı.”
Elif Velibeşe, MBA, 1994
“ÖFB’de birçok faaliyete ve öğrenci kulübü etkinliğine katıldım. Üniversite yıllarımın en güzel anılarından birçoğu ÖFB’de yaşandı.”
F. Sedef Sapanlı Akkor, GUIDANCE, 1997
“ÖFB deyince aklımıza yıllarca emek verdiğimiz BÜFK ve kulübe ait giysi odası, ve çok sayıda gösteri sahnelediğimiz tiyatro binası gelir.”
Halim Çun, İktisadi ve idari Bilimler Fakültesi, 1981
“Demir Demirgil ve harika dersleri ❤️”
Müzeyyen Hande Yağcı, Ekonomi, 1991
“ÖFB sahnesi ve spor salonu üniversitenin mirasıdır. Umarım hep “öğrenci faaliyetleri” için kullanılır.”
Mehmet Ali Yılmaz, Makina Mühendisliği, 2013
“1976-82 döneminde Fotoğraf Kulübünde yönetim kurulunda çalışmıştım. O binadaki kulüp odamızda birçok anılarımız oldu.”
Enver Atalı, Elektrik Mühendisliği, 1982
“ÖFB, BÜ’nun bir parçası ve ruhudur.”
Didem Yüksel, İnşaat Mühendisliği, 1998
“Demir Demirgil’in EC101 102 derslerinin her biri ayrı efsanedir.”
Öge Tokuz, İşletme, 1987
“Faaliyet programlarının asıldığı panolara bakmak o hafta kendimizi ne gibi faaliyetlere adayabileceğimizi programlar idi. Hatıraları silinen bir parçamız daha olmasın.”
Rındı Gül Oral, İşletme, 1980
“Spor derslerinde çok sık kullandığımız ikonik sevdiğim bir bina. Hala gittiğimizde orta kantinde oturmayı da seviyoruz.”
Seher Köprülüoğlu Yavuz, Okul Öncesi Öğretmenliği, 2010
“Bu binada öğrendiklerim, entellektüel birikim ve kültürel gelişmem için derslerden çok daha etkili olmuştur.”
Zehra F Kabasakal Arat, Siyaset Bilimi, 1979
“Defalarca konser verdiğim performans izlediğim çok kıymetli bir salon. Kesinlikle eski kullanım amaçlarına uygun restore edilmeli ve kullanılmalı bundan sonra.”
Tansu Baktıran, Uluslararası Ticaret, 2000
“Orada, tiyatro salonunda, 1967 ilkbaharında “The Man Who Came to Dinner” oyununu sergilemiştik ve ben de rol almıştım. Orada spor salonunda her cumartesi günü sabahtan akşama kadar folklor çalışırdık. Ben Gaziantep, Silifke, Artvin, Bitlis, Kars, Elazığ ve Edirne ekiplerinde yine orada defalarca sahneye çıkmıştım. Spor salonunda hem lisenin (Robert Akademi) ve hem de üniversitenin spor karşılaşmalarını senelerce seyrettim. Oraya edebiyat, tarih ve kültür dünyamızın ileri gelenlerinin konuşmalarını dinledim. Oradaki Kazım adlı kantinde gençlik yıllarımızın bilim, sanat, spor, kültür, aşk ve politika alanlarındaki ilk heyecanlarını doya doya yaşadık. Şu anda, doğup büyüdüğüm bir evin yıkılması gibi bir hisle karşı karşıyayım. Derin bir üzüntü içindeyim.”
Ergün Kırlıkovalı, Kimya, 1974
“Tiyatro kulübünün çok güzel oyunlarını, daha Garanti KM yokken ilk Kardeş Türküler konserini orada izleme şansını yakalamıştık. Orta Kantin’siz bir Boğaziçi olamazdı bizim için, hala duruyor mu bilmiyorum.”
Harika Altuğ, İngilizce Öğretmenliği, 1995
“Tiyatrolar, maçlar, hatta yıl sonu baloları bu binada yapılırdı, kültürel etkinlikler için kullanılırdı.”
Zeynep Ata, İş İdaresi ve İktisat Yüksek Okulu, 1970
“Lisedeyken en büyük hayalim Boğaziçi’ni kazanıp dersimden çıkıp o salonda tiyatro çalışmalarına katılmaktı. 5 sene boyunca orada Boğaziçi Üniversitesi Oyuncuları bünyesinde tiyatro yaptım. Çok önemli tecrübeler kazandım, çok değerli arkadaşlıklar kurdum. Salonun restorasyon sürecinde neredeyse her gün oradaydım. Salonun tarihini o zamanlar çok detaylı araştırmıştım. Salonun yeniden açılışı için çok önemli isimlerle iletişime geçmiştim. İster sonrasında kültür sanat ile ilgili işler yapmış olsun, isterse de bambaşka kariyerlerde adımlar atmış olsun; burada zaman geçirmiş insanlar için bu salonun ne kadar değerli olduğunu anladım, tecrübe ettim, hissettim. Muhsin Ertuğrul’un şehre tiyatro salonu isterken örnek gösterdiği; Haldun Dormen, Genco Erkal, Engin Cezzar gibi unutulmaz isimlerin ilk kez sahneye çıktığı; Jak Deleon Hoca’nın Edinburgh Festivali’nde sergilenen ülkemizden ilk tiyatro oyununu yazıp çalıştığı; Oya Başak Hoca’nın tiyatroya olan sevdasının başladığı; Boğaziçi Gösteri Sanatları Topluluğu gibi Türkiye’nin en değerli sanat ekiplerinden birinin kurulduğu yer aynıydı; Öğrenci Faaliyetleri Binası’ydı. Bu binada, binanın içindeki Demir Demirgil Salonu’nda daha birçokları yaşandı. Bu bina; nice ruha, nice zihne kapı açtı; açmaya devam ediyor, etmeli, edecek. Burada üretim ve alkışlar hiç kesilmeyecek.”
Mehmet Caner Soyulmaz, Felsefe, 2015
“ÖFB BÜFK için hem gösteri hem de toplantı mekanıydı. Yıllar sonra hoca olarak diploma törenlerinde o sahneye her çıktığımda o günleri hatırladım. Kulüplerin ortak paylaşımında olduğu için farklı kulüplerden arkadaşlarla da tanışır haberleşirdik. Herhalde Boğaziçi’ndeki öğrencilik hayatımın en önemli hatıra mekanlarından birisidir ÖFB. Adı üstünde ÖĞRENCİ faaliyetleri binası:)”
Arzu Öztürkmen, İşletme, 1988
“Sahneye ilk çıktığım salon, benim için manevi değeri çok yüksek.”
Selda Öztürk, Moleküler Biyoloji ve Genetik, 1999
“Prof. Demir Demirgil’den ÖFB’de lisansın ilk yılında tüm bölümler Humanities dersi alırdık. Hocamızın deyişiyle dersleri “teatral” olduğu için bu salonda canlı, zevkli, çok bilgilendirici, akılda kalıcı dersler yaşadık. Rahmetle anıyorum.”
Refan Öztaş Kaymak, Kamu Yönetimi, 1988
“Duyguların hikayesi hislerle, paylaşılan kahkaha ve hatta soyunma odasındakı muhabbetle renkleniyor. Ha basketbol olsun, ha yoga yada aikido, her katılımda onlarca mikro anı oluştu burada. Meditasyon yaparken pencerelerden giren ışık huzmesinin sıcaklığı, aikido kiyafetinin etiketini konustuğumuz an, tırmanma iplerine çıkarken maacirlik öncesi Bulgaristan’daki ilkokulumu hatırlamam aklıma gelen ilk mikro anılar. Insan ilişkileri ve muhabbetlerin eksik olmadığı anılar. Furkan, Burak, Yaman, Nazlı, Önder ve daha niceleri geldi aklıma bir anda.”
Rıza Dervişoğlu, Kimya, 2007
“Pek çok zamanım tiyatro ve müzik kulüplerinde geçti. Bütün kulüplerin eğitimimizin bir parçası olduğunu düşünüyorum.”
Sumru Ağıryürüyen, Sosyoloji, 1980
“ÖFB’de yalnızım. Tiyatro çalışmamız bitmiş. Işık dimmerlerini kapatıyorum. Arkadaşlarım dışarıda bekliyorlar beni. Yukarıda yemek yiyeceğiz. Gidin dedim ama bekliyorlar. Ben her çalışma sonu salonu kapatıyorum. Kontrol manyaklığı bu. Işıklar kapalı mı? Bir şey unutuldu mu? Ortada çöp kaldı mı? Her şey kusursuz bırakılmalı. Yoksa bir mail atacağım kulüp mail grubuna. Arkadaşlarım beni bekliyor. Kapıların kapandığından emin oluyorum. Sabahları ders aralarında geliyorum. Bazen fuayede bir sahnenin ek çalışması için. Bazense sadece istediğim için. Hesap ediyorum: Uyanık olduğum zamanların üçte ikisini burada geçiriyorum. Büyük İstanbul Depremi beni yukarıda, Mezarlık Sokak’taki pek de sağlam olmayan evimde yakalarsa üzülürüm. Hakikaten de bir gün gündüz vakti ben ÖFB’de yalnız, seyirci koltuklarının arasındaki merdivende otururken bir deprem oluyor. ÖFB’nin çatısı biraz gıcırdayıp duruyor. Ben hiç korkmuyorum. ÖFB burası çünkü, taş bina. Mezarlık Sokak’ta olmadığıma seviniyorum. Ben hep burada olmak istiyorum. Sebebi yok. Ezber yapıyorum. Tipleme yorumlarımı değiştirip sahneleri tekrar tekrar akıyorum. Bazen iki üç sene önce oynadığımız oyundan bir tiradı unutmuş muyum diye sahnedeki mizansenime geçip akıtıyorum. Dimmerler bozulmuş, liste yapıyorum. Salonun yeniden boyanması lazım, okulla görüşelim diye not düşmüşüz. Yanına ekliyorum. Orta kantinden çay alıp salona çıkıyorum. Vücut çalışması için esneme hareketlerine bakmamız lazım. Kulüpte ikinci senesindeki biri vücut çalıştırıcısı olmuş. Henüz o gelmemiş. Fuayede merdivenlere oturuyorum. Genco Erkal, Engin Cezzar, Meral Çetinkaya, Nevra Serezli, Ülkü Tamer ve birçok isim resimlerin altında. Bir gün haberim olmasa da şu duvarda olur muyum acaba? Yanımdaki duvara yanağımı yaslıyorum. Bir oyun günü. Müthiş bir koşuşturmaca sonrası seyirci alınmadan beş dakika önce. Nadir rastlanan bir sessizlik var. Herkes konsantre olmaya çalışırken kapıdan bir kedi giriveriyor. İlk defa güzel güzel oyuna konsantre olacaktık. Yok öyle steril şeyler diyorum. Kediyi çıkarmaya uğraşıyoruz. Çıkmıyor. Bir deliğe giriyor. Mecbur oyun başlıyor. Lorca’yı andığımız oyun sonuna yaklaşırken seyircinin gözlerini görüyorum karanlıkta belli belirsiz. Ağlayanlar var, sümkürenler, gözlerini dört açmış takip edenler. Tiradın arasında kimsenin anlayamayacağı bir boşluk açıyorum. O boşlukta zamanı donduruyorum. Yürüyüp seyircinin arasında dolanıyorum. Sahneye bakıyorum. Oyuncular olarak da kendimizden bir adım geri çekilip sahnedeki hikayeye seyirciyle birlikte tanık oluyoruz. Tarif edilemez bir duygu bu, hüzün ya da öfke değil. Öylesine paylaşıyoruz ki, toplamımız kafa sayılarımızın toplamından fazlalaşıyor. Adını koyamadığımız, muhtemelen de hatıralarımızda da bir daha tarifleyemeyeceğimiz o duyguda birleşiyoruz. Tamam diyorum. O anı alıp ÖFB’nin duvarına koruyucu bir muska gibi asıyorum. Fark ediyorum ki görünmeyen milyonlarca an var duvarlarda. Harfleri olmayan yazılar. Harfleri olsa şöyle konuşacaklar sanki: “Baksana duvarlara, nefesimin izleri, gitmedik, gidemeyiz.” İzler. Seyircinin kahkahalara boğulduğu, sahnede birimizin bıyığının düştüğü, kuliste tipleme değiştirirken giyinme telaşıyla aksesuarları karıştırdığımız, 20’lerden, 40’lardan, 60’lardan, 80’lerden, 2000 ve 2010’lardan. Gençlik aşklarımızdan, kumpanya içi atışmalarımızdan, dostluklarımızdan, yüreğimiz elimizde provaya gelişlerimizden ve gülmekten çalışmaya ara verme zorunluluklarımızdan. Sahneyi her çalışma öncesi temizlemelerimizden. Depoyu tekrar tekrar düzenleyişlerimizden. Çıkarken dekorları toplamaya muhabbet etmek istemesi sebebiyle geciken arkadaşımıza gıcık oluşlarımızdan. Tamam diyorum. Biz artık ölmeyiz. Sahneye çıkıp yerime geçiyorum. Zamanı akıtıyorum. Dilimde bir replik: “Vazgeçmeyin oynamaya devam edin derdi hep. İlla birileri izleyecek, birileri para ödeyecektir. La Barraca ölmeyecek çünkü…” Arkadaşıma bakıyorum ve beraber söylüyoruz: “Ben onu öldürmeye henüz niyetlenmedim. Eğer oyuncuların giyecek kostümü kalmazsa mavi işçi tulumları giyerler, eğer sokaklarda oynamamıza izin vermezlerse biz de mağaralarda oynarız, kendimize gizli sahneler yaratırız.” Oyun bitiyor. Herkes çıktı. Şarkı söyleyerek sahnenin ışıklarını kapatıyorum. Kapıyı kapatıp çıkıyorum. ÖFB yalnız kalmıyor.”
Günkut Güven, Psikoloji, 2020
“BÜSAS ve Art Club benim otantik kişiliğimi genç yaşta ifade etmeme, kendimi gerçekleştirmeme, okuduğum bölümden daha fazla katkıda bulunmuştur. Boğaziçi Üniversitesi’ndeki Kampüs ve Öğrenci Kulüpleri modeli tüm Türkiye üniversitelerine yaygınlaştırılmalıdır.”
Nilgün Venetz, İşletme, 1994
“Dansın, sporun, iyi ve sağlıklı yaşanmış bir hayat için ne kadar önemli olduğunu öğrendiğim yer. Hareket, sanat ve dinamizm yaşamın merkezinde olursa geri kalan her şeyin başarılabileceğini bana gösteren koca bir yuva Güney kampüs ve kulüpler. Umarım gelecekte de gençler bu imkanlardan mahrum kalmazlar.”
Deniz Emir, Türk Dili ve Edebiyatı, 2018
“Orada “Anne Frank’ın Hatıra Defteri”nde tiyatroda oynadım. Robert Kolej’de okul basket takımındaydım. Dört senemin önemli bir kısmı basket salonunda geçti. Ve tabii kantin Kazım. Ders ve spor dışında vaktimiz Kazım’da geçerdi adeta. Kırmızı salondaki partilerimizi kim unutabilir? Hoca olduktan sonra da tiyatro seyretmeye eşimle hep geldim.”
Alpar Sevgen, Fizik, 1966
“Aziz Nesin’in “Bişey Yap Met” adlı oyunu T.C.’de ilk defa o binanın tiyatro salonunda gerçekleşti. Aziz Nesin de geldi. Folklor Klübü’nün gösterileri de orada yapılırdı. T.C.’de drama ile karışık ilk folklor gösterisi “Kışla” da orada yapıldı ve bütün gazetelerde yer aldı. Ara Güler fotoğraflarını sergilemezdi. Biz ikna ettik; ilk sergisini o binada açtı. Aynı binada görkemli bir kilim ve yün çorap sergisi yapıldı. Kilimin henüz tam meşhur olmadığı bir zamandı, Sergi gazetelerde geniş yer buldu.”
Engin Akarlı, İş İdaresi İktisat, 1968
“BÜFK üyesi olduğum yıllarda sahnesinde, kulisinde, merdivenlerinde tonlarca anım var. ÖFB, Boğaziçi’nin vazgeçilmezidir. Bu miras, bu hafıza yok edilemez.”
Canay Candan, İngiliz Dili ve Edebiyatı, 2000
“Bu alanda basketbol oynama, tarihi atmosferi hissetme şansına sahip oldum. Sayısız güzel anılarımdan birkaçı buraya aitti. Değerlerimizi korumalıyız.”
Alkan Özdemir, Tarih, 2020
“Dağcılık Kulübümüz, rahmetli Demir Demirgil’le ilk derslerimiz hep o binadaydı.”
Ali İhsan Gören, İİBF, 1987
“1969 mezunu olan annem ve babamın öğrenciyken fotoğraflarının olduğu Orta Kantinde ben de nice sohbetler ettim çay-tost eşliğinde, her adım attığınızda orada bulabileceğiniz dostlarla.. Öğrencilik yıllarının en değerli anılarının mekanları, onların geleneği yaşamalı, yokolmamalı!”
Reyhan Öngay, Kimya Mühendisliği, 1992
“Seramik kulübüne üyeydim. Çok eğlenirdik ve öğrenirdik.”
Zehra Gülgün Esen, Orta Kademe Yöneticilik, 1979
“ÖFB Demir Demirgil salonunun, orada seyrettiğimiz pek çok oyun, dans gösterisi, konser vs.nin dışında bende iz bıraktığı bir özelliği daha vardı: Orada eğitim hayatımın en çok sevdiğim dersi olan Humanities verilirdi. Dersin içeriği çok güzel, aldığımız mekan da ona yaraşır güzellikteydi! ÖFB’nin fonksiyonu değişmemeli! Bizden sonraki kuşaklar da ÖFB’den yararlanabilmeli, tadını çıkarabilmeli…”
Hakan Gönenli, Sosyoloji, 1993
“Merdivenlerin dili olsa da…”
Hüsnü Yardımcı, Ön lisans Yöneticilik, 1976
“Spor salonunda her cumartesi folklor çalışmaları, alt katta bowling salonu. Kazım ve Selami’nin işlettiği kantin. Özer Kabaş’ın odası. Bilardo odası. Kırmızı salonda açılan sergiler, yapılan toplantılar, partiler”
Ateş Aykut, İş İdaresi ve İktisat Yüksek Okulu, 1968
“Tango provaları, yoga topluluğu etkinlikleri, izlediğim tiyatrolar.. o kadar çok günüm bu bina da geçti ki. Derslerden derslere stresle koştururken bu binada yaptıklarım iyi oluşuma dönüş idi benim için.”
Gizem Günendi, Psikoloji, 2019
“Lisede iken babamın jimnastik hocası Mr. Nadolaki ve onun coğrafya hocaları benim de hocalarım olmuştu ve yine o binada Robert Kolej Oyuncuları kulübünün başkanlığını da yapmıştım.”
Ekber Menemencioğlu, Sciences and Languages, 1970
“Benim için Boğaziçi Üniversitesi Güney Kampüs ve özellikle Öğrenci Faaliyetleri Binası, üniversite yıllarımın dersler dışındaki büyük bölümünün geçtiği bir yer değil; hayatımın yönünü belirleyen bir evdir. Liseden mezun olduğumda step aerobik kavramına yabancıydım; ancak birinci sınıfta bu salonda aldığım Step Aerobics dersiyle başlayan yolculuk, yıllar süren bir emeğe, disipline ve birlikte üretme kültürüne dönüştü. Saniyelerin bile anlam kazandığı sayısız antrenman, bana takım ruhunu, sorumluluk almayı ve vazgeçmemeyi öğretti. Bu serüvenin takım kaptanlığıyla devam edip mezun olduğum yıl Türkiye birinciliğiyle sonlanması, ÖFB’nin benim için neden sadece bir bina değil, aidiyet duygusunun somutlaştığı bir yaşam alanı olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.”
İlayda Üzel, Kimya Öğretmenliği, 2019
Özellikle tiyatro gösterileri ve söyleşiler benim için kıymetli anlardı. Tiyatro Kulubü’nün sahnelediği “Kafkas Tebeşir Dairesi” oyunu ise zihnimden silinmeyen bir anıdır. Burada farklı eğitim dalları ile birlikte sanat yaparak çok yönlü kişilerin kazandırılması mümkün oldu. Üniversite sadece bir öğretim yapılan yer değildir. Birbirinden öğrenme – gelişme – farklı alanlarda bilgi kazanma ancak bu binanın öğrencilere sunduğu olanaklar, kulüpler ile mümkündür. ÖFB aynı zamanda kantini ile de bir buluşma yeri idi. Önündeki buluşmalar, yurttaki tüm arkadaşların aynı zamanda farklı bölümlerden kişiler ile bir araya gelme mekanını oluşturuyordu.
İffet İyigün Meydanlı, Makine Mühendisliği, 1990
“Orada birçok BÜO oyunu izledim, uzun bisiklet turlarımızın ardından spor salonunun soyunma odalarını kullandım, yoga etkinliklerine katıldım.”
Aslı Nur Karailyaslı, Psikoloji, 2024
“ÖFB’de sayısız oyun izledim, binanın her köşesini üniversitenin ihtiyaçları doğrultusunda video kayıt altına aldım. Bunlar üniversite arşivlerinde olmalı. Ayrıca ÖFB’deki tiyatro salonunun yenilenmesi sonrası ‘yolu ÖFB’den geçenler’ temalı kısa bir sözlü tarih belgeseli de yapmıştım. BÜO arşivlerinde olmalı. Onun paylaşılması bile ÖFB’nin şimdiye kadar süregelen işlevinin bu kurumun (sadece BÜ değil RC’yi de kastediyorum) tarihinde ne kadar önemli olduğunu anlamaya yeter diye düşünüyorum.”
Özcan Vardar, Matematik, 2006
“Boğaziçi Üniversitesi Oyuncuları tiyatro topluluğunda bir yıl bulundum ve bir tiyatro oyunu sergiledik. ÖFB’de o yıllarda gerçekleştirilen öğrenci faaliyetleri Boğaziçi Üniversitesi’ni özel yapan ve diğer birçok üniversiteden ayıran kampüs kültürünün vazgeçilemez bir parçasıdır. Bu kültürü yok etmenin bu memleketin hiçbir paydaşına bir yararı yoktur.”
Oğuzhan Gazi Okumuş, Psikoloji, 2024
“Boğaziçi Üniversitesi Oyuncuları’nın bir üyesi olarak Turandot ve Aklayıcılar Kongresi adlı oyunda yer almıştım. Sene 2004’tü, ben yalnızca 18 yaşındaydım. Bir anekdot aklıma gelmiyor ama okulum ve tiyatroyla ilgilendiğim dönemlerimi hayatımın altın anları olarak hep hatırlayacağım. Umarım benden sonraki nesillerin elinden bu şans alınmaz. Sıradan insanlar olarak hayattan keyif alabilmenin hem dünyada hem Türkiye’de giderek zorlaştığı karanlık bir dönemden geçiyoruz. Umarım küçük alanlarımızda da olsa bu dalgayı tersine çevirebilmenin yolunu buluruz. Kalbim hep bu mücadeleyle atıyor olacak.”
Gözde Nur Donat, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler, 2010
“Demir Demirgil salonunda yüzlerce kişinin teri, gözyaşı var. Havasında dolu kahkaha ve alkış yankıları var.”
Berk Gürdal, Psikoloji, 2020
“Henüz daha 19 yaşındayken hayatımı alt-üst eden ve iyi ki de eden en anlamlı, heyecan veren oyunları, konserleri, söyleşileri ve hatta bazı dersleri o sahnede izledim dinledim.”
Senem Kara, Psikoloji, 2010
“Halk müziği korosu ve folklor kulübü etkinliklerinin yapıldığı sevimli Kırmızı Salon faaliyetleri ve alt kattaki folklar kulübü odasındaki toplantılarımız harika anılardı. Ayrıca tiyatro kulübünün provalarını izlemek de ders gibiydi.”
“Yoga dersini Dodge Hall’de almıştım, giyinme odasıyla, spor salonuyla benim için tarih kokan, gözlerimi kapattığımda beni farklı zamanlara ışınlayan bir mekandı. Erasmus ofisi de orada olduğu için Erasmus öncesi ve sonrası da sık sık ziyaret ediyordum. Tiyatro kulübünün temsillerine izleyici olarak katılmak da bir Boğaziçilinin olmazsa olmazlarındandır. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinliklerinde de yine ÖFB’deydik. Annemle babamın ziyaretlerinde de ÖFB kantin yine bizim için bir dinlenme mekanıydı. Cinsiyetsiz tuvaletleriyle beraber Boğaziçi’nin vazgeçilmez bir parçası, Boğaziçilinin yaşayan anısıdır.”
Cansu Mutlu, Kimya, 2021
“İki kulüp kurdum, Folklor Kulübü’nün de (dans etmeyen) üyesiydim. Daha ne söyleyeyim…”
Nüzhet Dalfes, Fizik, 1975
Boğaziçi günlerimin hatta günlerimizin başladığı yerdir ÖFB. Kayıt sırasında ilk arkadaşlıklarımızı kurduğumuz, ilk Boğaziçi havasını soluduğumuz yerdir. Boğaziçi bizimdir!
Merve Ince Cobanoğlu, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler, 2011
“ÖFB=Boğaziçi”
Volkan Sarıtaş, WLL, 2007
“ÖFB kampüsün kalbi, olmazsa olmazıdır.”
Dilek Dizdar, Batı Dilleri ve Edebiyatları, 1994
“Hepimizin yolu oradan geçti, üniversite hayatı için zaten önemli ve vazgeçilmez.”
Fatma Sema Bengi, Psikoloji, 1989
“Ben bir sporcuyum. Okula girdiğimden beri Basketbol takımında oynadım ve Spor Kurulu’nda da yıllarca çalıştım. Şu anki hayatımın şekillendiği yer ÖFB binası ve Dogde Hall’dur. Tüm dünyadan gelen sporcularla beraber basketbol oynamak, Spor Kurulu’nda uluslararası spor festivalinin bir parçası olmak, tüm dünyaya sporun birleştirici gücü ile açılmak eşsiz ve paha biçilmez bir deneyimdi. Okulun özgür ve öğrenci yanlısı bakışı, kendinizi rahatça ifade edebilmek, herhangi bir baskı ve stres altında kalmadan öğrenciliği yaşayabilmek büyük bir şanstı. ÖFB, tarihi bir bina olmasının yanında sayısız sanatçının, sayısız sporcunun, sayısız yetenekli insanın geçtiği bir bina. Bu binanın havasını ve enerjisini her öğrenci tatmalı. Öğrencilerin bileklerinin hakkı ile kazandıkları Boğaziçi Üniversitesi’nin her binasında nefes almalı ve var olmalı.”
Burcu Kılıç, Endüstri Mühendisliği, 2008
“Hayatımın en keyifli ve mutlu geçirdiğim zamanları…”
Şafak Günay, İngiliz Dili ve Edebiyatı, 1999
“Boğaziçi Üniversitesi’ndeki günlerimden aklımda kalan en önemli görüntüler çoğunlukla ÖFB’dendir. Güney Meydan’a bakan bu bina Boğaziçi öğrencileri faaliyetlerinin kalbiydi. ÖFB merdivenlerinde saatlerce oturup konuştuğumuz, bazen hiçbir şey yapmadan sadece Güney’e baktığımız zamanlar. Ve tabii çoğu zaman sandviçimizi kedilerden korumaya çalıştığımız, ama sonunda yine bir lokmayı paylaşmaktan vazgeçemediğimiz anlar. Ben Türkiye’de herhangi bir üniversitenin herhangi bir bölümüne girecek kadar üniversite puanına sahiptim ama Boğaziçi’ni özellikle tiyatro için seçmiştim. BÜO’nun geleneği, Demir Demirgil Tiyatro Salonu’nun adı, orada tiyatro yapma fikri benim için belirleyiciydi. İlk provaya girdiğim günü, sahneye ilk adımımı attığım anı cok net hatırlıyorum. 45 yaşıma geldim, hayatımda o kadar sevinçle, heyecanla, coşkuyla dolu dolu içimin taştığı başka bir anı hatırlamıyorum. Üniversite hayatım boyunca ve sonrasındaki 15 yıl boyunca tiyatro hayatımın merkezinde oldu. Geriye dönüp baktığımda şunu görüyorum: Eğer ÖFB gibi bir mekân olmasaydı, belki o kadar üretmez, o kadar ısrar etmezdim. Çünkü bir mekân insanı ve faaliyetlerini besler. Orada her gün kulübün calışmalarına giderek, başka kluplerin üyelerini görerek, birçok faaliyete katılarak büyüdük biz. ÖFB benim için bir bina değil; gençliğimin sesi, arkadaşlıkların zemini, Boğaziçi’nde kültürel faaliyetin kalbidir. Bu yüzden ÖFB’nin sadece fiziksel olarak değil, ruhuyla birlikte korunmasını diliyorum. Onu var eden şey, duvarları değil; o duvarların içinde ve merdivenlerinde yaşanan hayat, yapılan faaliyetler ve öğrenciler tarafından üretilen kültür sanat ürünleridir.”
Erdoğan Çete, Elektrik Elektronik Mühendisliği, 2003
“Modern Dans Klübü’nü kurduğumuzda çalışma yaptığımız mekanımızı BÜO ve derslerle paylaşırdık. Herkes birbirinden kapmaya uğraşırdı. Önündeki demir merdivenlerde saatler geçirirdik, çok fazla anımız birikti bu mekanlarda. Aramızda olmayan çok güzel insanların izi var orada…”
Zeynep Günsür Yüceil, Sosyoloji, 1989
“ÖFB’yi öğrenciliğim sırasında senelerce kulüp faaliyetleri ve başka türlü etkinlik için kullandım. Bugün olduğum kişide büyük katkısı vardır. Öğrencilere ait bir mekan olarak kalmasını istiyorum.”
Banu Karakaş, Felsefe, 2013
“Canım okulumda öğrenciliğim süresince Güzel Sanatlar Seramik Kulübüne devam etmiş, sınavlardan fırsat buldukça da sevdiğim spor dalı olan Hentbolu kız takım arkadaşlarımla beraber icra etmeye çalışmıştım. Üniversiteler sadece akademik bilgi alınan yerler değildir. Üniversite yılları kişinin benliğini keşfettiği , değerlerini şekillendirdiği , hayata bakışını oluşturduğu zamanlardır. Bu yıllar bireyin ruhsal zihinsel ve sosyal olarak şekillendiği en kritik evredir. Yoğun akademik baskı, gelecek kaygısı ve sosyal değişim süreci düşünüldüğünde spor, müzik, tiyatro , sanat zihinsel dengeyi koruyan en güçlü araçlardandır. Üniversite yılları karakter eğitimi dönemidir. İşte bu sebeplerle yetişmekte olan genç arkadaşlarım adına ”Öğrenci faaliyetlerinin devamını” candan destekliyorum.”
Oya Banu Yurdabak, Turizm İşletmeciliği, 1980/81
“Kantinde çay ve tost (ki hayatımın en lezzetli tostlarıydı) yaptığımız sohbetler, fikir ve deneyim alışverişleri. Spor salonunda yaptığımız basketbol maçları. Spor salonunun altındaki müzik odalarında keyifle izlediğim o zamanki erkek arkadaşımın müzik çalışmaları. Ve elbette tiyatro salonunda seyrettiğim harika oyunlar. Biricik kızımızın ilk gösterisini de 3 yaşında Small Hands’e giderken orada izlemiştik, gözlerimiz dolu dolu.”
“1992’de burası zorunlu beden eğitimi dersini aldığımız, pazartesi sabahı saat 9’da koşturduğumuz binadır. Aynı zamanda sosyete kantin yerine gelmeyi tercih edip ders çalışıp sohbet ettiğimiz orta kantin buradadır. Şahsen 1993’te Sosyal Bilimler Kulübü’nün kuruluşuna ve açılışına tanıklık ettimiz yerdir. Ayrıca bölüm mezuniyet törenimiz de bu binada olmuştur.”
A. Murat Akser, Batı Dilleri ve Edebiyatları, 1994
“Tiyatro ve sinema yaşamıma bu binada başladım Okul dersleri yanında onlarca oyunda rol aldım Sonrasında kendi tiyatromu ve film yapım şirketimi kurup yaptığım filmlerde onlarca uluslararası film festivaline katılıp uluslararası yönetmen, film ödülleri aldım Sinema profesörü oldum Keza yazdığım, yönettiğim, başrollerde oynadığım onlarca başarılı tiyatro eseri yaptım. Yani asıl mesleğimi sinema ve tiyatro tutkumu bu binada başlayarak şekillendirdim Keza Derviş Zaim, Nuri Bilge Ceylan, Ezel Akay’da.
Selma Köksal, İşletme, 1988
“Okul yaşamımızın büyük ve kıymetli bir parçasını oluşturan klüp odaları ve ortak alan bizim ortak hafızamızdır. Bizi, farklı ailelerden, farklı hayatlardan, farklı şehirlerden gelmiş, farklı bölümler okuyan bir sürü öğrenciyi bir mozaik kadar renkli ve canlı ve bir o kadar da sağlam şekilde bir ortak ideale bağlayan görünmez yapıştırıcıdır. Okul sadece dersliklerden ibaret olamaz. ÖFB Boğaziçi öğrencilerinin birbirine bilerek ve bilmeyerek destek olduğu, aile evinin yerini alan mikrokozmozudur. Lütfen bunu çocuklardan ve bizden almayın.”
Meltem Meral, İngilizce Öğretmenliği, 1999
“ÖFB’de sayısız seyirci, şahane oyunlar izledi senelerce, her bir köşesi kıymetlidir, Onat Kutlar’ı burada bir söyleşi sırasında tanımıştım. Can Yücel’in çevirisinden Shakespeare’in Fırtına oyunu burada sahnelenmişti. Şair Nilgün Marmara bu binanın medivenlerine oturmuş ve şiirlerini bu merdivenlere söylemiş diye anlatılırdı, biz de o merdivenlerde oturup kitaplar okuduk, şarkılar söyledik, hayaller kurduk. İyilik üzerine, adalet üzerine, özgürlük üzerine…”
Sezgi Durgun, Felsefe, 2000
“BÜFK ( Boğaziçi Üniversitesi Folklor Kulübü) kırmızı salon ve ÖFB salonlarında çalışmalarını, provalarını yapmıştır ve bütün gösterileri orada başarıyla sergilenmiştir. ÖFB folklor kulübü için çok değerli anılarla doludur.”
Yonca Ataç, İşletme, 1985
“Bu binada spor yapmış, basketbol oynamış, yine bu binada ilk resim sergimi açmış, 1964’te Andre Gide tarafından oyunlaştırılan Duruşma’yı sahneye koymuştuk.”
M. Kemal Noyan, Ekonomi, 1965
“Özellikle yatılı öğrenciler için hayatın aktığı yerdi.”
Fulya Sarvan, Ekonomi, 1975
“ÖFB’de Karikatür ve Mizah Kulübü olarak çeşitli faaliyetler de yaptık, BUO’da oyunlarda da oynadım o binada, onlarca etkinliğe de katıldım izleyici olarak.”
Gökhan Güler, Türk Dili ve Edebiyatı, 2013
“Demir Demirgil’de oyunun ışığını yetiştirmek için sabahladığımız o geceyi hatırlıyorum. Işık grubundaydım; sahnede saatlerce açı denemeleri yapmış, her sahnenin atmosferini en doğru biçimde kurabilmek için tekrar tekrar çalışmıştık. ÖFB’de öğrendiğim en kıymetli şey, bireysel emeğin kolektif bir bütün içinde anlam kazandığıydı. Kendi görevimi titizlikle yerine getirmenin, başkasının emeğine duyduğum saygının bir parçası olduğunu orada fark ettim. Bu süreç disiplin anlayışımı derinleştirdi; planlı çalışmayı, detaylara özen göstermeyi ve ekip içinde güvenilir olmayı orada içselleştirdim. Bunun etkisini yalnızca üniversite yıllarımda değil, sonrasında tüm eğitim ve iş hayatım boyunca açıkça gördüm.”
Elvin Bozkaya, Yönetim Bilişim Sistemleri, 2025
“RC’de iken o sahnede piyesde oynadım. Nadivsky ile Yoga dersi yaptım … Daha sonra 40 sene boyunca BÜ’de akademisyen olarak çalışırken sayısını bilmediğim kadar çok toplantı düzenledim, katıldım.
Fatoş Erkman, RC 1972
“1976 yılında Müzik Klübünün kurucularındanım. 1977-79 arasında Tiyatro Klübünde aktif rol aldım.”
Hale Bolak, Psikoloji, 1977
“Kampüs yaşamının kalbi benim için ÖFB idi. Sahnesinde oyunlar sergiledik, seyrettik, giriş kattaki salonda kitap sergileri düzenledik, basamaklarında ders arasında sandviçler atıştırdık. En güzel anılarım ÖFB çevresindedir. Lütfen öğrencilere kapatılmasın!”
Selin Akoğlu, Kimya, 2005
“1977’de üniversite giriş sınavına ÖFB’de girdim. Salon başkanımız Demir Demirgil hocaydı. Sınav gerginliğimizi yumuşatacak espriler yapmıştı. O gün hem okula hem de hocaya vurulmuştum. Öğrenciliğim sırasında ÖFB’de defalarca spor karşılaşmaları ve tiyatro oyunları izledim. Okul hayatımın önemli mekânının tadilat sonrasında eski işleviyle kullanılmasını beklerim.”
Rabia Gülengül Anıl, Önlisans Bilgisayar Programcılığı, 1980
“Güney kampüsün en ikonik binalarından biridir. Spor müsabakalarını keyifle izlediğimiz, tiyatro provalarına gizliden katılıp eğlendiğimiz, her köşesinden müzik seslerinin geldiği sizi evde gibi hissettiren bir binadır.”
Najda Altunkeser, Kimya Öğretmenliği, 1994
“ÖFB Boğaziçi’nin ruhudur. Tüm bölümlerden öğrencilerin biraraya gelip kaynaştığı, fikir alışverişinde bulunduğu tarihi bir dokudur Ben dahil tüm mezunların anısı olan, kariyer gelisimimIe dunya görüşümüze katkı sağlayan, üniversitenin ruhudur Erkekler yurdu, klupler binasi, study hepsi kapatılarak ne yapılmaya calışılıyor. Gelişimi, değişimi durduramazsınız.”
Ayşe Feryal Baran, Felsefe, 1989
“Sportfest’te kapalı spor salonunu çokça kullanıyorduk. Onun dışında tiyatro salonunda düzenlenen etkinliklere katılmaya çalışıyorduk. Bina yenilemeye gidebilir fakat yıkılması ve başka bir şey yapılmasını uygun bulmuyorum.”
İbrahim Özçelik, Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi, 2017
“Okurken sayısız kere, mezuniyetten 26 yıl sonra da BÜFK’lü arkadaşlarımızla biraraya gelerek 2 gün gösteri yaptığımız, muhtemelen her koltuğuna oturduğum efsane salon.”
Jale Ayşe Karaveli, Bilgisayar Programcılığı, 1982-86
“Demirgil Hoca ile dersler, Boğaziçi Oyuncuları performansları, spor salonu aktiviteleri, Kırmızı Salonda kariyer günleri, orta kantin, demir merdivenlerde kahve içmek… Hepsi unutulmaz… ÖFB okulun temel taşlarından biridir…”
Fitnat Funda Zaim, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler, 1989
“Ufkumu açan, düşüncemi aydınlatan, toplumsal yaşamın yapıcı bir ferdi olmama yardımcı olan bir yerdir.”
Zeynep Belger, İşletme, 1986
“Boğaziçi’ne adım attığım yer. Kayıt olmak için girdiğim, okula kaydolur kaydolmaz hemen BÜO’ya kayıt olduğum ve yine aynı gün BÜO’nun oyunuyla doğru yere geldiğimi hissettiğim yer. Okuduğum süre boyunca tiyatro çalışmalarını yaptığımız, her gün saatlerce vakit geçirdiğimiz, prodüksiyon zamanları sabahladığımız bina. Bizi mezun eden, diplomamızı da aldığımız bina. Okulun girişi ve çıkışının sembolü, koca bir tiyatro tarihi.”
Ezgi Ay, Felsefe, 2013
“ÖFB’nin merdivenleri ve Orta Kantin her zamanki buluşma ve muhabbet mekanlarımızdı.”
Umut Hasdemir, Felsefe, 2003
“Hafızamda sakladığım anıların en değerlilerindendir, ÖFB’deki Tiyatro Kulübü üyesiyken rol aldığım oyunlar… Ekmek Fırını, Güneşe Akın.”
Özden Canalp Danışman, Elektrik Mühendisliği, 1982
“Spor salonunda Aikido dersleri almıştım. Hayata bakışımı değiştiren beni sadece fiziksel değil ruhsal olarak geliştiren her zaman hatırladığım bir deneyimdir.”
Hande Yılmaz, Elektrik Elektronik Mühendisliği, 2000
“Öğrenci faaliyetlerimizin, spor- kültür-el akıl işleri ve benzerleri, bu bina içinde ve çevresinde sürerdi. Sağlıklı huzurlu yüksek eğitimin temel taşıdır, öğrencilerin okul içinde ama ders dışında sürdürebildikleri uğraşlar. Rektörlüğün tüm öğrenci faaliyetlerine destek olmasını ve yeni imkanlar alanlar yaratmasını diliyorum.”
Mehmet Gönül, Ön lisans yüksek okulu, 1981
“Tahta kokusunun beynimde sahne kokusu, tiyatro kokusu olarak yer etmesini sağlayan mekan. Demir Demirgil salonuna her girdiğimde sahnenin, ışığın, kostümün, oyunculuğun ve seyircinin kokusunu alıyorum. Tiyatro kokusu nedir deseniz, bunu tarif ederdim.”
Melis Şahin, PDR, 2021
“1981 yılında ÖFB’nin tiyatro salonunda Brecht’in Adam Adamdır oyununun sahneleri için ne çok çalışmıştık. Çok keyifli günlerdi…”
Bülent Üner, Makina Mühendisliği, 1981
“2008-2009 yıllarında ÖFB’de epey bir vakit geçirdim BÜO’nun oyuncusu olarak. Pek çok şey öğrenmeme ve hayatımda ilk kez sahnede oyuncu olarak yer almama yardımcı oldu. Müteşekkirim onca kıymetli insanla aynı alanı paylaşma şansına sahip olduğum için ve yeni gelen insanların bundan mahrum kalacağını bilmek epey üzücü.”
Aycan Aluçlu, Ekonomi, 2014
“Mağaracılık ve Dağcılık Kulüplerimizin kulüp odalarının olduğu binada unutulmaz anılarımız vardı. Binanın olduğu şekliyle işlevini sürdürmesini dilerim.”
A. Atilla Öztuna, İşletme, 1989
“ÖFB’de bulunan bütün kulüpler, Türkiye’nin dört bir yanından gelmiş başarılı öğrencilerin özellikle ilk senelerinde okula alışma ve kendini ifade etme özgürlüğü içinde faaliyetlere dahil olarak yeni arkadaşlıklar edinmeleri için çok önemlidir. Bu alanın, okulumuzun kalbinde, Güney Kampüs’te, alıştığımız ve herkesin kolayca ulaşabileceği kendi yerinde kalması çok önemlidir.”
Öznur Çevik Erdoğan, Turizm İşletmeciliği, 2007
“BUFK üyesi olarak orada sayısız gösteriye çıktım. Tüm gösteri sanatları kulüpleri üyelerinin anıları korunmalı ve de yeni üyelere yeni yeni anılar biriktirmeleri için bu gelenek sürdürülmeli…”
Mustafa Kırat, Kimya Mühendisliği, 1990
“İşletme Kulübü’nün bana kattıklarını hiçbir zaman unutamam. Bana kazandırdığı özgüveni başka hiçbir şekilde kazanmam mümkün değildi. Okulun bize gösterdiği müsamaha ve desteği arkamıza alarak; alanında duayen kabul edilen eğitimcilerle, saygın ve başarılı iş insanlarıyla, sanat dünyasının parmakla gösterilen isimleriyle tanışma fırsatı bulduk. Onların bilgi ve tecrübelerinden öğrencilerin de yararlanabilmesini sağlamak için aracılık etmek, organizasyonlar düzenlemek ve bu süreçlerin bir parçası olmak benim için hem büyük bir sorumluluk hem de tarifsiz bir gurur kaynağıydı. İşletme Kulübü sayesinde yalnızca organizasyon yapmayı değil; iletişim kurmayı, sorumluluk almayı, ekip ruhunu ve liderliği de öğrendim. Bugün sahip olduğum birçok becerinin temelinde o dönemde edindiğim deneyimlerin olduğunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. Bu fırsatın öğrencilerin elinden alınmaması gerektiğini düşünüyorum. İK yönetim kurulu üyesi 1993”
Ayşe Derbent, İşletme, 1994
“Boğaziçi’nde geçirdiğim yılların büyük bir kısmı bu salonda geçti. Sahnesinde, kulisinde, merdivenlerinde binlerce anımız var. Tiyatro sadece yaptığımız bir etkinlik değildi; dostlukların, heyecanın ve birlikte üretmenin mekânıydı. Kampüs kültürünün merkeziydi — yaşayan, üreten bir mekândı. Yeni nesiller için de öyle kalmalı.”
Ömer Özdinç, Kimya Öğretmenliği, 2006
“Demir Demirgil Tiyatro Salonunda, Mithat Alam Film Merkezi’nin de ekipman desteğiyle ilk kısa filmimin bir sahnesini çekmiştik. Çok güzel günlerdi.”
Deniz İlkay Dal, Felsefe, 2020
“Adım Ömer, BÜO’da iken burada tiyatro çalışmaları yapardık. Sorun benim ile yönetmenimiz isimlerinin aynı olmasıydı, Ömer geliyor dendiğinde herkes kendini düzeltiyor, ciddi tavırlar takınıyordu ama sonuçta 1. sınıfta olan ben geliyordum… Bunu sağ olsun Bora ve İhsan düzelttiler, adım ilk olarak ‘Ömercik’ daha sonra ‘cik cik’ olarak değiştirildi. Hala bu lakabı çok severim.”
Ömer Çiçekoğlu, Turizm ve Otelcilik, 1995
“Ben İşletme Kulübü’ne üyeydim. Konumuzla ilgili konukları okulumuza çağırır, çok nitelikli söyleşiler düzenler; konuklarımızdan feyz alırdık. Ayrıca fotoğrafçılık, dağcılık, Türk Sanat Müziği kulüpleri ile öğrenciler, derslerin yanı sıra hobilerini geliştirme fırsatını yakalarlardı. BU’da sosyal kulüplerin gerekliliğine yaşamın çok yönlülüğü yönünden içtenlikle inanıyorum.”
Füsun Çağın, İşletme, 1986
“Bir BÜO mensubu olarak ÖFB’nin benim için yeri ve kıymeti eşsiz. Okula adımımızı ile bu binayla attık, bu binada sayısız sergi gördük, sunum izledik, sınıf arkadaşlarımız ve hocalarımızla yaptığımız paylaşımlarla okulumuzun eşi benzeri az bulunan kültürünü büyüttük. ÖFB’nin yaşamını gelecekte de ÖFB olarak sürdürmesi Boğaziçi Üniversitesi kültürü açısından hayatidir!”
Bengi Özboyacı, Sosyoloji, 1999
“Okulun ilk günü oryantasyondan son günü mezuniyete kadar bütün önemli konuşmaları orda dinledim.”
Melike Atik, Çeviribilim, 2006
“BÜ Kültür Kulübünü 1974 yılında orada kurmuştuk. Uzun zaman geçirdim. Bir boykotta yurttan atılınca kulüp odasında kalmak zorunda kalmıştım.”
Etem Ruhi Örmeci, İktisat, 1976
“Dodge Hall’de katıldığım ve verdiğim yoga derslerini unutmayacağım. Alt kattaki step salonunda yaptığımız dans pratikleri, dövüş dersleri ve nice olan güzel şey için ÖFB kapatılmasın.”
Barış Topçu, Moleküler Biyoloji ve Genetik, 2025
“Büyük çoğunluğu mezuniyet sonrasında olmak üzere yıllarca Büdans’ın bir dansçısı olarak yarışmalar ve gösteriler için provalarımızı ÖFB’de yaptık. Basket sahasında yarışma provalarımızı, rutin antrenmanlarımızı aynalı salonda yapıyorduk. Mezuniyet sonrası bir öğrenci kulübünde faaliyetlere katılmak ancak Boğaziçi kültüründe bulunabilecek bir birliktelik, takım ruhu ve anlayışın sonucudur. ÖFB, kişisel olarak hobimi yapabildiğim, öğrenci arkadaşlarımla beraber olduğum ve hala okulumu temsil etme gururunu yaşadığım Büdans’ın evlerinden biri oldu hep.”
Can Baran Ünal, Makine Mühendisliği/Executive MBA, 2001/2010
“Kulüp faaliyetleri için buluştuğumuz, farklı insanları, farklı görüşleriyle duyduğumuz, kendimizi büyüttüğümüz ve hayata hazırlanmamıza destek olan bir yerdi. Bir bina olmanın çok ötesinde bir nefes alma alanıdır ÖFB.”
Nazlı Tugba Korkut, Mütercim Tercümanlık, 1994
“Kırmızı Salon, Tiyatro Salonu, Orta Kantin, BÜFK kostüm deposu benim Boğaziçi’ndeki yıllarımın gözde mekanlarıydı. Tiyatro Salonu’nun yangın merdivenleri ise benim görüşme mekanımdı, beni görmek isteyenler oraya gelirdi.”
Mehmet Adnan Akfırat, Ekonomi, 1983
“Üniversiteye geldiğimde voleybol takımı için seçmelere katılmıştım. Başarılı olamasam da sonrasında hep gidip etkinlikleri izliyor ve katılıyordum. Merdivenlerinde arkadaşlarımla uzun vakitler geçiriyor, ders calışıyordum. İnanç Ayar’dan aldığım yaratıcı drama dersleri de inanılmazdı…”
Sema Bakioğlu, Fizik Öğretmenliği, 2011
“Aktif bir BÜO üyesi olarak okulda bulunduğum beş yıl boyunca boş zamanlarımın önemli bir kısmı ÖFB tiyatro salonu ve kulisinde oyunculuk çalışmalarında, provalarda, gösterilerde geçti. Orta Kantin girişindeki duvar gazetesi çalışmalarını da eklemek gerekir. Orta Kantin ve “Entel Merdiveni” zaten başlı başına arkadaşlarla buluşma, okulu ve güncel olayları tartışma alanı idi. Kişiliğime, benliğime, dünya görüşüme damga vuran bir bina varsa o da ÖFB’dir. Bu binanın ortadan kaldırılma girişimi, öğrencilerin okul sürecinde özgür bir kişilik kazanmasından rahatsız olan zihniyetin acziyetinin çaresi olarak, kamusal alanları yok etmek olarak görmesinin sonucudur.”
Mustafa Eşitgen, Bilgisayar Mühendisliği, 1987
“Sadece bir örnek: ÖFB’de yer alan yaklaşık 8m2 büyüklüğündeki Dağcılık ve Mağara Araştırma Kulübü ortak odası çok az malzeme ile müthiş faaliyetlerin planlamasında, gerçekleştirilmesinde, yarım asırdır süren dostlukların gelişmesinde en temel rolü oynamıştı. ÖFB’siz Boğaziçi, Boğaziçi olmaz!
Avrupa’da ilk kapalı salonda basketbol oynanan ÖFB Avrupa Topluluğu tarafından desteklenen FP7 FIRESENSE araştırma projesinde tarihi eserlerin yangınlardan korunması konusunda yapılan araştırmalarda pilot binalardan biri olarak yer almıştı.”
Cem Ersoy, Elektrik-Elektronik Mühendisliği, 1984
“Basket maçları, orta kantinin açmaları… Tiyatro gösterileri, bazen de hukuk dersi…”
Nilgün Peker, Psikoloji, 1985
“BÜO’da 2016-2017 döneminde bulundum. ÖFB’de sayısız günlerimiz hatta gecelerimiz oldu. BÜO dışında, ÖFB’de birçok konuşmaya katıldım, mezuniyetim orada oldu. ÖFB Boğaziçi için vazgeçilmez bir bina, anı, mekândır.”
Uğur Özkan, Tarih, 2017
“Özellikle burada sevgili rahmetli Demir Demirgil’den aldığımız o keyifli ekonomi derslerini unutmak mümkün değil.”
Dilek Özman, İşletme, 1987
“Derslerden kalan zamanımda hem ders dışı faaliyette bulunmak, hem yeni arkadaşlıklar kurmak için öğrenci kulüpleri çok faydalı olmuştu. Üniversitenin özellikle ilk yılında bu kulüpler öğrencilere aidiyet hissi de dahil birçok fayda sağlıyor.”
Selin Kılıçoğlu, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler, 2000
“ÖFB, okula ilk kaydımı yaptırdığım ve mezun olup diplomamı aldığım yer. Demir Demirgil Salonu’nda oyunlar izledim, kulüp provalarına katıldım. Spor salonunda yoga derslerine katıldım ve kocaman pencerelerinden ağaçları izledim. ÖFB diğer öğrenci ve mezunlar gibi benim için de okuldaki hafıza mekanlarından biri. Öyle de kalmalı.”
Meltem Kurutaş, Psikoloji, 2014
“Merdivenler, tiyatro gösterileri ve etkinlikler..”
Bora Tanyel, Ekonomi, 1996
“Kırmızı salon etkinlikleri , tiyatro çalışmaları ve binlercesi…”
Uğural Gafuroğlu, İdari Bilimler, 1976
“Boğaziçinin ruhu olan bu binayı ve içeriğini yok etmek Boğaziçi’ni yok etmek demektir. Eski mezunların anılarını, yenilerin geleceğini yok etmek demektir. Hiçbir gerekçe bu artniyetli yaklaşımı haklı kılamaz.”
Gonca Turan, Psikoloji, 2000
“Öğrenci faaliyeti olmayan üniversite, üniversite sayılmaz.”
Mehmet Yalçın, Ekonomi, 1984
“BÜO üyesi olarak birçok oyunda bu sahnede rol aldım.”
Başak Paşalı, Felsefe, 2000
“5 yıl yurtta kalmış bir Boğaziçili olarak ÖFB’ye dair anılar bitmez, okulumuz ÖFB’siz düşünülemez. Kalbim sizinle.”
Elif Çakmak, Batı Dilleri ve Edebiyatları, 1994
“İlk fotoğraf sergim oradaydı. Orada izlediğim tiyatro oyunları beni ben yaptı.”
Nazik Altınel, Endüstri Mühendisliği, 1990
“BÜO ile geçirilen yıllar ve ÖFB ayrılamaz geliyor bana.”
İlker Aslan, Elektrik ve Elektronik Mühendisliği, 2001
“Spor, folklor, tiyatro, müzik, sohbet tüm öğrenci faaliyetlerimizi yaptığımız, en güzel anılarımızın olduğu bir yerdi…”
Erhan Çakar, Mühendislik, 1975
“ÖFB, Boğaziçililer için çok önemlidir. Tadilattan sonra yine öğrencilere faaliyetleri için açılmalıdır.”
Ayşe Verda Akar, Eğitim Fakültesi, 1985
“Tüm dans provalarını yaptığımız sosyalleştiğimiz bir alandı. Öğrencilerin vakit geçirebileceği kısıtlı alanları alarak sanata ve spora engel olunmasın.”
Sude Ongun, Kimya Mühendisliği, 2025
“Türk sanat müziği korosunun bir üyesiydim Hep birlikte 3 Selim repertuarından oluşan bir konser vermek üzere, Galata Mevlevihanesi’ne gitmiştik Orada paylaştığımız anılar, klasik bir öğrencinin yaşayamayacağı bir deneyimdi. Aktif bir mühendis olmama ve şu an emeklilik dönemi yaşamama rağmen, halen amatör korolarda şarkı söylemeye devam ediyorum”
Şebnem Dalayman, Endüstri Mühendisliği, 1983
“ÖFB benim için o dönemlerde okullarda az bulunan kapalı basketbol spor salonuna erişim imkanı veren, Orta Kantin’de çok sayıda arkadaş sohbetine katıldığım ve Spor Festivalleri döneminde kapalı salondan gelen tezahüratlara tanık olduğum önemli bir kültür ve spor kompleksiydi. Belirli bir anı veya anekdottan çok Boğaziçi Üniversitesi kültürünün kıymetli bir sac ayağı olarak hafızamda yer etmiş bir merkezdir.”
Özgür Özden, İşletme, 1996
“Uluslararası festivallerin düzenlendiği dönemde, farklı ülke öğrencileri ile keyifli müsabakalar yapmıştık.”
İbrahim Aydoğan, Elektronik, 2000
“5 yıl boyunca çoğu hafta sonu, Folklor Kulübünün üyeleri olarak dans faaliyetlerimizde ter döktüğümüz, hiç silinmeyecek anılar bıraktığımız yer!”
Fahrettin Koluksuz, Endüstri Mühendisliği, 1982
“Okulun ilk döneminde beden dersleri vardı. Salonu kullandığım zamanlar gönümün önünde. Ve arkada kürek takımının odası. Tiyatro kulübünün şahane oyunları ve o salonda mezuniyet diplomamı alışım… Okulun ruhu ölüyor resmen, lütfen ÖFB kapatılmasın LÜTFEN.”
Ş. Aydan Paşaoğlu (Durusu), Batı Dilleri ve Edebiyatı, 1995
“Hem spor derslerimiz, hem orta kantin hem matematik derslerine geldiğimiz tiyatro salonu ile Boğaziçi Üniversitesi’nin önemli bir yapısıdır.”
Ayşe Canan Emrem, İnşaat Mühendisliği, 1991
“Hayatımın şekillendiği yerlerin başında gelir.”
Nafiz Körüstan, İdari Bilimler, 1976
“Güney meydana aşık olarak dolaşmıştım okula ilk geldiğimde. Oryantasyonda okulu tanıma sorularından birinde, yatay yapısı, kırmızı tentesi ve altında kantiniyle o güzel binanın adının ÖFB olduğunu öğrenmiştim. Öğrenciler için faaliyet binasıydı gerçekten. Okul öğrenci odaklıydı, ÖFB’de güney meydanın heryerinin ortasında. Çeşitli klüplerin çalışmaları sırasında ÖFB en sık kullandığımız kısaltma oldu. Ya ÖFB’deydik, ya ÖFB’nin altındaki kantinde, ya hemen önündeki çimlerde. Yine olacağız.”
Didem Uygun, İşletme, 2010
“Kalbim orada oluştu.”
Şükrü Aslanyürek, İşletme, 1976
“Çalışmalarını Türkiye’de ve uluslararası kurumlarda sürdüren bir sanatçı olarak BÜ’deyken devam ettiğim Güzel Sanatlar Kulubü’nün benim için çok özel bir yeri vardı.”